şarkı/lık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şarkı/lık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.04.2010

KAPILAR

Açılamayacak kapı yok
Düzeltilemeyecek yanlış
Söylenemeyecek şarkı yok
Ne ulaşılamaz amaçlar var
Ne kurtarılamaz ruhlar
Tartışılamaz gerçekler yok

diye söylüyor Ozzy Osbourne bir yanda. Diğer yanda ben, şimdiye kadar kimbilir kaç kapıyı açabilme cesaretini gösterdi yüreklerimiz, açıp da içeriye girebilmeyi, diye düşünüyorum eşiğine kadar gelmiş olduğum bir kapının hemen yanıbaşında. Kimbilir kaçının yanından sessiz sedasız uzaklaşıp gidiverdik içimizde hep bir neye niyet neye kısmet halleri. Yüzümüze kapananları, bizim vurup çıktıklarımızı, zile basıp da evde bulamadıklarımızı ve belki bir ümit diye aralık bırakılanları saymıyorum bile... Kimbilir belki kapıyı vurup kaçma cüretini bile göstermişizdir, hatırlanmayan bir tarihin, bilinmeyen bir saatinde...

Ama her zaman için bir yerlerde açılan ve kapanan kapılar olduğunu bildik. Ve daha nice kapıların açılıp kapanacağını da... Bu yüzden ya biraz da bu umarsızlığımız. Çünkü siyah bile olsa kabul, renksiz bir hayat değil yaşamak istediğimiz. O yüzden siyaha bile razıyız...Üstelik biliyorken içten içe, aynı bir yazarın dillendirdiği gibi; “Kapılar kapanmak içindir, isteyen çıkıp gitsin diye...”Neyse ne diyorduk devam ediyor Ozzy Osbourne şarkısına ve ben de seni düşünmeye...
Gece bitip, gün başladığında
İstemem çok şey
Bir seni isterim
Yalnız seni...

Görsel: Deviantart

15.03.2010

AKLIM HEP SENDE...

Hiç yoksan da, yalnız bir düşsen de
Aklım hep sende, sende, hep sende...
Gelmesen de, yalnızca beklensen de
Aklım hep sende, sende, hep sende...

Irmak olsan, sulasan toprağımı benim
Yıkansa suyunda derim...

Bir gizsen de, şarkımda tütsen de
Aklım hep sende, sende, hep sende...
Bir yolsan da, hasrete çıksan da
Aklım hep sende, sende, hep sende...

Bıçak olsan, saplansan ruhuma benim
Kanasa ucunda derim...

Bir gizsen de, şarkımda tütsen de
Aklım hep sende, sende, hep sende...
Bir yolsan da, hasrete çıksan da
Aklım hep sende, sende, hep sende...

Hep sende, hep sende, hep sende...


Bir TANJU DURU eseri olan bu parçayı kendi sitesinden dinleyebilirsiniz.


Görsel: Deviantart








11.01.2010

ÖYLESİNE...

Yüzümü gönlüne koysam
Yemin tutsa kalbim beni sever miydin
İçimi avcuna döksem
Beni azıcık çözer miydin
Yok olmuyor istemekle bitmiyor
Hiçbir yol yarılanmıyor uzadıkça uzuyor
Kal demiyor söz vermiş susuyor
Kelimeler düşmüyor içinde salınıyor

Yüzümü gönlüne koysam
Yemin tutsa kalbim beni bilir miydin
Yok olmuyor istemekle bitmiyor
Hiçbir yol yarılanmıyor uzadıkça uzuyor
Kal demiyor söz vermiş susuyor
Kelimeler düşmüyor içinde salınıyor

Düşümü aklına katsam
Yemin tutsa kalbim beni sever miydin...

Söz ve Müzik: Jehan Barbur
(Uyan adlı albümünden)


*Şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Görsel: Deviantart

2.01.2010

UZUN SAÇLI ADAMA NOTLAR-II

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Ben seni aynı şehrin sınırları içinde bile bırakıp gidememişken, sen beni, benimle beraber bu şehri bırakıp gidiyordun işte...Bildiğim ama yine de hiç bu kadar yakın olmadığım bir gerçekti bu. Ve düşe dönüştüremeyeceğim kadar katı, acımasız, ağır...Yazık ki bazen düşlerin, gerçek hayatta hiç mi hiç yeri yeri yoktu.

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Gözlerimin kaç gidişe tanık olduğunu bilmeden belki de. Evet, hiç ummadığın kadar çok ayrılık yaşadık biz bu şehirle. Kimi zaman sonu gelmeyen vedaların ortağı olduk, kimi zamansa sessiz sedasız kaçar gibi gidenlerin ardından bakar bulduk kendimizi. Bu şehre geldim geleli pek çok şeye alıştım ben biliyor musun. Ben bu şehirde yaşamaya değil, bu şehirle yaşamaya alıştım. Ama gözlerim hala zamansız ayrılıklara alışamadı. Yazık ki vedaların, çoğu zaman artık kayıtsızlığa dönüşen alışkanlıkların arasında, hiç mi hiç yeri yoktu.

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Bazen çocukça bir oyunun sonunda, tüm o güzelliğe rağmen, çok acı bir gerçekle karşılaşabiliyordu insan. Çoğu zaman tek başıma ama iki kişilik yaşadığım bu oyunun güzelliği hiçbir zaman değişmedi. Ama sana bu kadar yakınken bir o kadar da uzağında kalmak bilmediğin kadar çok acı verdi bana. Senden, senin olduğun her yerden uzaklaşmayı düşündürecek kadar çok. Oysa biliyordum, güzel olan pek çok şey, acının da kaynağıydı aynı zamanda. Sen bu acıyı yaşamaya değecek kadar güzeldin, ve ben de cesur. Yazık ki cesaretin, hele ki tek taraflı bir cesaretin gerçekleri değiştirebilecek kadar gücü yoktu.

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Sana çok yakın, banaysa çok uzak olan bir başka şehire, söyleyeceğin başka şarkılara, ortağı olacağın başka dostluklara, anlara ve hatta başka aşklara...Artık bu şehre veda edip, başka bir şehrin sokaklarından yürüyüp caddelerinden geçeceksin. En güzel şarkılarını başka bir şehir için, başka bir şehrin insanlarına söyleyeceksin. Kıskanmıyor değilim seni elimden alıp, seni yaşayacak, güldürüp ağlatacak, seni bensiz paylaşacak olan bu şehri. Ama dedim ya ben burada, bu şehirle yaşıyorum. Beni var eden, ve benim seni var ettiğim yer burası. Sen bu şehirsin benim için, bu şehirse baştan başa sen...

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Ama birgün döneceğini biliyorum. Bana olmasa bile en azından bu şehire...Dedim ya bu şehire dönmen zaten bana dönmendir, bekliyorum. Yolun açık olsun uzun saçlı adam. Ve nerede olursan ol, bir yanın hep bu şehirde, hep bu şehirle, hep benimle olsun...

Gideceğini söyledin gözlerimin içine bakarak. Gitmeden son birşey istesem
senden...Kulağıma, sadece benim ve bu şehir için, son bir kez, bizim şarkımızı söyler misin?


Görsel: Deviantart

21.10.2009

UZUN SAÇLI ADAMA NOTLAR-I

Adını biliyordum. Çok iyi gitar çaldığını, iyi şarkı söylediğini, flamenkoya aşık olduğunu bildiğim gibi...Uzun saçlıydı ve benim onu tanıdığım gün gitar çalıp Doğan Canku’dan Sonsuza Dek’i söylüyordu...

Adını biliyordum. Yüzünün o en tanıdık, en yalın haliydi benim ona karşı olan savunmasızlığım, karşı koyamayışım...O kocaman bedeninde küçücük bir çocuk yüreği taşıyordu. Uzun saçlıydı ve benim onu sevdiğimi anladığım gün gitar çalıp Doğan Canku’dan Sonsuza Dek’i söylüyordu...

Adını biliyordum. Ama adına yazdığım öyküler yoktu, şiirlerde...yaşanmışlık sayılabilecek ne varsa, bölük pörçük ama an ve an, küçücük gerçeklikler vardı elimde sadece. Bir de gerçekliklerin yetmediği zamanlarda ona dair kurduğum düşler...Uzun saçlıydı ve benim onu düşlerime ortak ettiğim gün gitar çalıp Doğan Canku’dan Sonsuza Dek’i söylüyordu...

Adını biliyordum. Adıma dair duyduğu çelişkileri, bana “nereden girdin hayatıma” diye sorarken yaşadığı o kararlı kararsızlığı, bana “ben” olduğum için dokunan ellerinin taşıdığı o hüzünlü pişmanlığı...Uzun saçlıydı ve benim onun başka düşlerin ortağı olduğunu öğrendiğim gün gitar çalıp Doğan Canku’dan Sonsuza Dek’i söylüyordu.

Adını biliyordum. Ama mektubun sonuna yazmadım. “Eğer bir gün bu şehre dönecek olursan aynı çocuk yürekle, yüzünün aynı tanıdık ve yalın haliyle, ve bana “ben” olduğum için dokunan ellerinle, ve eğer ben hala bu şehirde ve yaşıyor olursam hayata dair kurduğum bir yığın mavi düşle, yine birbirimizin düşlerinden çalar mıyız dersin?” diye bitirdim mektubu. Ve sahneden iner inmez gözlerinin beni arayacağında emin bakacağı ilk yere bıraktım. Uzun saçlıydı ve benim onu orada, o dört duvar arasında, ortağı olduğu düşlerin içinde, ait olduğu yaşamın kıyısında, var olduğu ve olacağı her yerde ama benden bir parçayla bıraktığım gün, o hala gitar çalıp Doğan Canku’dan Sonsuza Dek’i söylüyordu. Bense onu hala seviyordum.

Sokaklar geçiyorum sızım hüznüm gölgem benim
Caddeler aşıyorum gözyaşlarım en sessizliğim
Asılsız çarelerle yürüyorum işte böyle
Zamanı geriye çeviririm diye

Acılar yaşıyorum kavuşmak bedeliyle
Bekliyor biliyorum az ötemde sessizce
Adımlarım yaklaştı görüyorum orda işte
Kayboluverdi yine sokaklar arasında

Elbet birgün yollar çaresizce tükenip son bulacak
Zaman işte yeniden başlamış olacak
İnanırım kalbim onunla sonsuza dek yaşayacak
Kaybolup gidecek maziyle birlikte...

*Doğan Canku'dan Sonsuza Dek'i buradan ya da buradan dinleyebilirsiniz.


Görsel: Deviantart

5.08.2009

ŞİMDİ ŞARKI SÖYLEMEK LAZIM

Sevgili ultrANIL07 mimlemiş beni. Normal şartlarda zamanlama konusunda kötü bir üne sahip olan ben, bu mimi öyle çok sevdim ki sırada yazılmayı bekleyen onca mime rağmen hemen yazıverdim. Bu mimin özelliği sorulmuş sorulara seçtiğiniz bir sanatçı veya müzik grubunun şarkı isimleriyle cevap vermek. Ben kendime U2’yu seçtim ve kendilerine olan özlemimi de kısmen gidermiş oldum bu bahaneyle...İşte sorular ve benim şarkılı cevaplarım...

Male or Female?
A Man and A Woman

Describe Yourself:
Angel of Harlem

How Do You Feel?
A Different Kind of Blue

Describe Where You Currently Live:
Another Time Another Place

If You Could Go Anywhere, Where Would You Go?
Deep In The Heart/Heartland

Your Favorite Form of Transportation:
Mysterious Ways

Your Best Friend Is:
Big Girls Are Best

What's The Weather Like:
Beautiful Day

Favorite Time of Day:
When Love Comes to Town

If Your Life Was A TV Show, What Would It Be Called?
Where The Streets Have No Name

What Is Life To You?
Stil Haven't Found What I am Looking For

Your Fear:
Electrical Storm

What Is The Best Advise You Have To Give:
Love is Blindness

Thought For The Day:
With or Without You

How I Would Like To Die?
Bullet The Blue Sky

My Soul's Present Condition:
Heaven and Hell

My Motto:
Even Better Than The Real Thing


*Ve bu şarkılı mimi gereksiz adam ve Karakutu'ya paslıyorum eğer yazmak isterlerse...


Görsel: Deviantart