16.08.2012

CEBİMDEKİLER


Lütfen üzerinizde metal olan her şeyi bırakın ve tekrar geçin” diyor güvenlik görevlisi, x-ray cihazının ben içinden geçerken çıkardığından daha metalik bir sesle. Genelde her şeyini çantasında taşıyan ve çantadan bir şey alması gerektiğinde bir hayli zaman harcamak durumunda kalan ben, bir yandan ceplerimi boşaltmaya çalışırken bir yandan da üzerimde metal olan ne var ki, diye düşünüyorum ister istemez.

Bir yanım diğer yanımı yalancı çıkarmak istermiş gibi birkaç madeni bozukluk çıkıyor cebimden. Şaşırıyorum, çünkü bozuk paraları cebime koymak gibi bir huyum olmamakla birlikte sırf bunun için taşıdığım bozuk para çantam bile var aslında. Unutmuşum herhalde diyerek tekrar geçiyorum ama yine aynı ses çıkıyor cihazdan. Bu sefer güvenlik görevlisi konuşmak yerine bakışlarını metalleştirerek üzerime dikiyor. Tekrar sokuyorum ceplerime ellerimi.

Eskilerden, çok eskilerden kalma bir sinema bileti, her şeyi saklama huyum tarafından günün sürprizi olarak sunuluyor önüme. Aklıma o güne dair ayrıntılar geliyor, öncesine ve sonrasına dair görüntüler ışık hızıyla geçiyor belleğimden. Niyetlenip de dile dökemediğim birkaç güzel söz çıkıyor sinema biletinin peşi sıra. Kısa cümlelere sığdırılmış uzun anlatılar, küçük notlara yazılmış büyük anlar, bir eşyaya yüklenmiş kocaman anlamlar...Kimlere ve hangi zamanlara ait olduklarını düşünüyorum kısa bir süre, derken bulmuş olmanın sevinci kaçamak bir tebessümle yerleşiveriyor hemen yüzüme. Sonra birden, yaşanıp da bitirilmemiş, anlatılıp tüketil/e/memiş bazı sıkıntılı anlar beliriyor aralardan bir yerlerden. Karanlık, can acıtan, yok sayılan, hatırlanmak istenmeyen...İçimin gölgesi yansımış olmalı ki gözlerime “iyi misiniz” diye soruyor güvenlik görevlisi yanı başımda, ben isteksizce ceplerimi boşaltmaya devam ederken.

Belleğin en korunaklı, gizli kapaklı odasının kapısı gizlice açılmış gibi, elimi attıkça kimilerinin varlığını benim bile unuttuğum, unutmuş gibi yaptığım bir sürü şey dökülüyor önüme. Yüzü olmayıp da izi kalan insanlar, cevabı verilmemiş sorular, sessizliğin örttüğü zamanlar, kabuk bağlamış yaralar, bitirilmemiş öyküler, öznesi olmayan cümleler, ertelenen acılar, sebepsiz kırgınlıklar, kişiler, sözler, yaşamlar...Geçmiş yaşanmışlıktan çok, bir yük gibi sıkışıp kalmış belleğimde, ağır bir koku gibi sinmiş üzerime, adımları belirsiz koyu bir gölge gibi takipte yüreğimi.

Ellerimi ceplerimden çıkartıp masaya koyuyorum yorgun bir ifadeyle. Ne çok doldurmuşum ceplerimi diye düşünüyorum önümdeki koca yığına bakarken. Gerekli gereksiz ne çok şey taşımışım, hala da taşıyorum bana ağırlık yaptığını, beni zorladığını, yorduğunu, önümü tıkadığını bile bile...Ben kendi yüzümü saklayıp sakınırken göstermeye, ceplerim olduğu gibi içimi yansıtıyor önüme. Ceplerim içimin aynası gibi...



*Görsel: Buradan alınmıştır.

18 yorum:

Avram dedi ki...

özlem tembellik yapma da, "öyküleştir".

cem dedi ki...

"boşalt şu ceplerini" diyecek bi görevli gerekiyor bize illa. İnsan aklı eriyor da, sözü geçmiyor kendine.

Betula dedi ki...

Bana çok beni hatırlattı :)

Parpali dedi ki...

Avram'a katılıyorum.

Sitare dedi ki...

hımmm diyorum o birikip birikip tortulaşanlar bizi anılara hapsedip kendi kafeslerimize kilitleyenler ,o aldanmışlıklar o susakalmışlıklar yok mu ahhhh.

Ateş Böceği dedi ki...

En sevdiğim yazın ..Pek tabi en sevdiğim yazın Avrama ve Tülaya fazlasıyla katılıyorum canım :)

İ.x.İ.r dedi ki...

şehrine bir Özlem daha sığar mı?


geliyorum :)

Unknown dedi ki...

Merhaba,

Bayramınız Kutlu Olsun…

Bloglar Mahallesi (http://bloglarmahallesi.com/index.html) projemiz kapsamında;

Bloglar Listesi ve/ya Muhtarlık üyesi olduğunuz için, Bloglar Listesi ve Blog Katolog sayfalarınız hazırlandı.

Bloglar Listesi Sayfanıza ulaşmak için:
http://bloglarlistesi.blogspot.com

Blog Katalog Sayfanızın linki :
http://edebiyat.bloglarmahallesi.com/kirmizigunluk.html

Lütfen bir göz atarak;
a) değişiklik isteklerinizi
b) kategorisinde düzeltme gerekliyse
c) eğer başka ketegorilerde de olması gerekliyse bunların hangileri olduğunu
d) http://katalog.bloglarmahallesi.com/blogkatalogindex.html sayfamızdaki mevcut kategorilerden/temalardan farklı bir kategoride olduğunuza inanıyorsanız lütfen bu kategori ve/ya tema adını bildirin açalım…

Sayfa içeriğini, arzu ettiğiniz her zaman güncelleyebilir ve değiştirebilirsiniz.. Bu tarz istekleriniz için muhtar @ bloglarmahallesi.com adresine mail atmanız yeterlidir.

Bizim Bloglar Mahallesi (BBM) sitesi, dolayısı ile BlogKatalog ve Bloglar Listesi henüz yapılanmasını tamamlamadı, hızla ilerliyor…Önerileriniz, yorumlarınız ile hepimizin daha rahat kullanabileceği ve okuyucunun daha fazla beğeneceği bir hale getirmek isteriz. Desteğinizle daha geniş çevrelere yayılmak isteriz…

BBM olarak 1Ağustos 2012 tarihinde bir kampanya başlattık. Blogum SESlendi adlı bu kampanyamızın amacı değişik nedenlerden dolayı okuyamayanlar için sesli postlar hazırlamak. Detaylarına ve SESlenen bloglara/postlara Blogum SESlendi Kampanyası
(http://etkinlikler.bloglarmahallesi.com/bbmkampanyalari.html) sayfamızdan ulaşabilirsiniz..

Ayrıca:
Bloglar Listesinde yer alan isimlerin bazıları, Blog Star Seçmelerinde önerilen blogların isimleri olduğundan ve listeye otomatik alındıklarından dolayı veya sehven listeye alınmış olduğundan şu soruyu da sormak gereği duyuyoruz:

Bloglar Listesinden ve/ya Blog sayfalarından kaldırılma talebiniz var ise lütfen bildiriniz ki sayfa/larınızı kaldıralım, ama bizimle kalırsanız daha mutlu oluruz…

Sayfa/larınızı olduğu şekliyle onaylıyorsanız, değişiklik istiyorsanız veya sayfa/larınızn tamamen kaldırılmasını istiyorsanız lütfen en kısa sürede muhtar @ bloglarmahallesi.com adresine bildirin.

İlgi ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.

Bizim Bloglar Mahallesi..

Bettra dedi ki...

Keske yapabilseydik .. Fazla, gereksiz, acı, yetersiz olduğunu bildiklerimizi kolayca çıkarabilseydik ceplerimizden. Gün gelir lazım olur değildi bizimki.. Giderse cebimizde yaratacağı boşluğun vereceği acıydı...

beenmaya dedi ki...

@AVRAM H.K.E.: biri beni dürtsün o zaman, silkelesin, kendime getirsin bırak yazmayı okuyamıyorum bile içime kaçtım çok fena ://

beenmaya dedi ki...

@cem: teoride aklımızın üzerine yok da iş pratiğe gelince kaçacak yer arıyoruz işte...

beenmaya dedi ki...

@Betül Şatıroğlu: sen de bendensin demek ki :))

beenmaya dedi ki...

@Parpali: bana katılsan şaşardım zaten :))

beenmaya dedi ki...

@Sitare: evet aslında onlar iyi ki varlar ama geçip gittiklerini bir kabul edip geçmişte bıraksak ve önümüze baksak keşke...

beenmaya dedi ki...

@Ateş Böceği: bari sen olsun bana katıl yahu :)))

beenmaya dedi ki...

@İ.x.İ.r: sığmaz mı be güzelim :)) ama bu şehir özlem'leri genelde pek üzüyor sakın ha sen üzülme sen gülerlerden olmalısın :))

beenmaya dedi ki...

@muhtar bizim mahalle: teşekkürler...

beenmaya dedi ki...

@Bettra: keşke ertelemememiz gerektiğini bir öğrenebilsek...