30.09.2011

28.09.2011

OYUNBOZAN

Çünkü oyunbozanlık eden bir şeyler çıkar daima. Sarkmış bir iplik mesela; sarkmış ve apartman kapılarına takılmış ya da ait olduğu kostümün tamamen sökülmesine sebep olmuş. Balonda hava kaçıran delik, sürgitte anlık duraklık, dönemeçten dönememek gibi...yahut onmadık yara, olmadık hayal, gözbebeğinde leke, tabakta kırıntı gibi...veya kotarılmamış bir meşgale, tamamlanmamış bir madde, bitmemiş bir hikaye gibi...bazı şeyler hep mızıtır ve eksik kalır. Ne kadar kusarsak kusalım yediğimiz pastadan geriye en az bir lokma kalır midemizin kuytusunda, ne kadar şişersek şişelim, kaç kazan süt içersek içelim paçamıza yapışıp havalanmamıza müsade etmeyen bir ağırlık gibi. Ve ne denli titiz olursak olalım, her göz temizliğinde halının altına saklanmış bir süprüntü kalır daima; unutmadığımız, unutturulmadığımız bir hatıra. Hep bir şeyler kalır. Bir şeyler hep eksik kalır.


MAHREM
ELİF ŞAFAK



Görsel: Özge Baki

27.09.2011

27 EYLÜL

Gördüm. Duydum. Hissettim. Okudum. Yazdım. Düşündüm. Sordum. Cevap verdim. Dinledim. Sessiz kaldım. Anladım. Anlattım. Merak ettim. Edildim. Tanıdım. Tanındım. Sandım. Kandım. Güvendim. Yanıldım. Yandım. Kırdım. Kırıldım. Acıdım. Acıttım. Şaşırdım. Üzüldüm. Ağladım. Güldüm. Heyecanlandım. Diledim. Sevdim. Sevildim. Sevindim. Düşledim. Gerçek yaptım. Başladım. Bitirdim. Gittim. Geldim. Arada kaldım. Düştüm. Kalktım. Canım yandı. Can yaktım. Ekledim. Çıkardım. Eksildim. Çoğaldım. Büyüdüm. Öğrendim...

Şimdi dönüp de baktığımda ardımda bıraktığım zamana farkındayım ki; YAŞADIM. Ve hala yaşıyorum da. Ne mutlu bana!




Görsel: Flickr.com