"
Bugün bile, ne zaman onu düşünsem, sakin bir pazar sabahı gelir aklıma. Doğmak üzere olan dingin, güzel bir gün. Ödevsiz, her ne istiyorsanız yapabileceğiniz bir pazar günü. İzumi daima bana, uzanıp keyfinize baktığınız bir pazar sabahı hissini vermişti." diye anlatıyor seneler önceki sevgilisini Haruki Murakami, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında adlı kitabında. Az önce eve dönüş yolu üzerinde okuduğum bu satırlar koca bir tebessüm olup aynı anlama çıkan farklı kelimelerle yeniden yazılmış gibi gelip de yerleşiyor yüzüme. Şu an yüzüme bakan birinin okuyabileceği kadar net üstelik. Senin bakmadan da görüp hissedebileceğin kadar sahici. Birkaç gündür geçmişinin en güzel kıyılarına demir atmış bu kadının, benim, birkaç saat önce kurduğu cümleler de çok farklı değildi ya zaten. Tek fark; ben hatırlamak için notaları ve kelimeleri seçmiştim sadece. Onun notaları vardı çünkü gitarıyla tane tane yazdığı. Benimse kalemimle çalıp söylediğim kelimelerim...
Düşünüyorum da; bir sürü başka nota geçti kulağımdan şimdiye kadar, hala geçiyor da. Ve kalemimden bir sürü kelime yazıldı, ki daha da yazılacak. Ama tek bir şarkı çalınıp söylenen ve tek bir yazı kalemden dökülen sadece ona ve bana, bize ait. O şarkı bizden önce de çalınıp söylendi başkaları tarafından ve söyleniyor da hala ama biliyorum ki o şarkıyı o çaldığında aklından ve yüreğinden geçen sadece benim. Başka bir şarkıda değil üstelik, sadece o şarkıda ve başka biri -hatta şu andaki hayat arkadaşı bile değil- sadece ben.
Ve ben, sahibi olan olmayan, yazıldığı kişiye ulaşan ulaşmayan, kimi dostani kimi sadece aşktan bahseden nice mektuplar yazmış, yazıyor ve hatta yazacak olan ben, ona yazdıklarımda çok başka, çok farklı kelimeler, anlamlar buluyorum her seferinde okudukça. Biliyorum çünkü; o yazılanlar onun ve benim dilimden. Sadece onun ve benim...
Hatıraları hatıra yapan onlara yüklenen anlamlar değil midir sevgili Ö.; bizim yüklediğimiz ve bize yüklenen anlamlar? O hatıraların varlığı insanlar, bizler değil miyiz biraz da? Kimsenin o anlara, yaşananlara sadık kalmaması o hatıraların kimden olduğu hatta kim olduğu gerçeğini değiştirir mi? O şarkı onun tarafından her çalınıp söylendiğinde ben ve o yazılar benim tarafından her okunduğunda o oluyorsa?
Hatırlamak güzel şey be sevgili Ö., hatırlanmak ve de. Hele böylesi bir kıyıysa onca zamana rağmen üzerinde hala keyifle yürüdüğün ve o’nun da yürüdüğünü bildiğin, hatırlamak ve hatırlanmak gerçekten çok güzel...
Sağlıcakla...
*Haruki Murakami’yle tanışmamı sağlayan Nehir İda'ya sevgi, saygı, his...