Pages

ET VE TIRNAK

18.11.2008
Nasıl ve ne zaman başladığını hatırlamıyorum bile. Hatırladığım tek şey bir inat uğruna birbirinizin canını çok ama çok yakmış olmanız. Kimsenin kimseye üstünlük kuramadığı ama saçma bir inat uğruna acıtmaktan da çekinmediği uzun ve sancılı bir süreç.


Bazı zamanlarda yardımcı olmak adına bulunduğum girişimler canınızı daha çok yakıp acınızı arttırmaktan başka bir şeye yaramadı ne yazık ki. Ve bende son anlarını yaşayıp can çekişen bu birlikteliği uzaktan içim acıyarak seyretmek zorunda kaldım sadece.

Artık vakit geldi demek ki...Yolun sonuna geldik. Oysa kim derdi ki etle tırnak birbirinden ayrılır diye. Ama gözümün önündesiniz işte. Ve ayrılıyorsunuz. Aylardır süregelen savaşınız nihayet bir tarafın savaş alanını terk etmeye karar vermesiyle sona ermiş gözüküyor. Savaş alanı sizden arta kalanlarla sessiz bir yıkıntı halinde.

Evet artık bitti, diyorum anneme telefonda, bir gözüm ayak parmağıma takılı. Israrla doktora gitmem gerektiği konusu kapanıyor ister istemez. Parmağım daha iyi. Artık tırnağım batmıyor. Ve dediğim gibi az kaldı. Et tırnağı atıyor. Canım yanmıyor eskisi gibi. Telefonu kapatıyoruz.

Ne kadar can acıtsa da, etle tırnak birbirinden ayrılıyormuş işte diyorum ayağıma bakarak. Ve aylardır çektiğim işkencenin bitmiş olmasının o anlatılamaz huzuruyla inat etmenin bir alemi yokmuş aslında diye düşünüyorum. Ait olmadığın yerde kalmakta ısrar etmenin. Gitmen gerektiğini bildiğin halde kalmak istemenin. Bu kadar acı çekmenin ve çektirmenin.

Yaşamın içersinde de böyle değil midir zaten. Nefes aldığın her yerde yaşarsın elbette. Ama asıl hayat ait olduğunu hissettiğin yerdedir. Ait olmadığın yerde aldığın her nefesin içinde kopkoyu bir huzursuzluk gizlidir. İçine her çekişinde, seni ve çevrendekileri rahatsız eden kısa ve tok bir öksürük sesi gibi...




Resim: loadtr.com

26 sayfa ekleyen:

Maviye Yolculuk dedi ki...

Pes yani! Bu kadar etkili anlatılır artık. İlk satırlarda iki arkadaşın ayrılıyor sandım :)

sufi dedi ki...

Sevgili beenmaya, et mi tırnağı terketti tırnak mı eti, yoksaaa yeni gelen tırnak mı ittirip attı eskiyi?
"Et tırnaktan ayrılmaz sözü" ne kadar geçersiz şimdi değil mi?
Yeni tırnağınla mutlu yaşasın etin emi?Sevgilerimle.

Nily dedi ki...

neren acırsa canın ordadır derler, geçmiş olsun canım..

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

Beden yaşamın aynasıdır...Her bir parça yaşamın resmini çeker sana gösterir...Etle tırnak ayrıla biliyorsa bitmez denilen aşklarda biter..Kalp atmayı bırakırsa sevgide bir gün bite bilir...Dedim ya bir aynadır benden geçmişinden gelip sana geleceğin anahytarını sunan...

İsMurat dedi ki...

Edebi, sonu kestirilemez, akıcı....

coffeé dedi ki...

"Ama asıl hayat ait olduğunu hissettiğin yerdedir. Ait olmadığın yerde aldığın her nefesin içinde kopkoyu bir huzursuzluk gizlidir"

o huzursuzluğu görüp de ait olduğumuz yere gitmelere...

efsa dedi ki...

oy oy geçmişler olsun ablacım :( dilerim yenisi çıkarken bu kadar sancılı bir dönem olmaz senin için.

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Çok etkilendim. Gerçekten bir et ve tırnağın arasına gizlenmiş bir ayrılıkmı var yoksa.

Brajeshwari dedi ki...

Bazen tuttuğumuz, terk etmekte zorlandığımız şeyler oluyor.Ama bence, acı da -ayrılıkta çok şey öğretiyor insana..Büyütüyor..Et ile tırnak ayrılabiliyor. Ruhun güzel kalsın dilerim beenmaya...

kutup zencisi dedi ki...

etle tırnak ayrılır ayrılmasına da ayrılan tırnak tekrar birleşemez o etle...

et yeni bir tırnak büyütür de tırnak sap gibi kalır orta yerde...

Vladimir dedi ki...

Nasıl ters köşeye yatırdın okuyucunu, pes doğrusu. Ama ben yine de yazıyı insan ilişkisi olarak yorumlamak istiyorum, birbirinden ayrılmakta direnen et ve tırnağın acısı büyük ama unutuluyor. Ayrılamayan insanların birbirine verdiği acı her daim taze.

beenmaya dedi ki...

@maviye yolculuk: bende öyle :)) şaka bir yana bu durum ve "et tırnaktan ayrılır mı" sözünün varlığı bu şekilde yazmayı düşündürttü bana...

@sufi: işte orası biraz karışık aslında. belki de hepsinin bir parça katkısı var bu durumun oluşmasında kimbilir...teşekkürler sevgiler...

@nily: neyseki geçen sene olan bir olaydı. hala inceden izleri gözükse de geçti diyebiliriz. gerçektende her şeyin başı sağlık. insan ancak canı yandığında ve sağlığı bozulduğunda fark ediyor ama bunu. sağolasın cnım...

beenmaya dedi ki...

@yalnızlık okulu: görmesini ve yaşamasını biliyorsan, yansıttıklarından ders almasını sonra, o zaman anlarsın bittiği yerde yaşamın yeniden başladığını...ayna her daim var aslında bedenimizde, içimizde ama biz her daim bakmasını, bakıp da görmesini beceremiyoruz işte...sağolasın bu güzel yorum için...

@İsmurat: sağolasın içi dolu kafası karışık arkadaşım :))

@coffeé: aynen öyle :))

beenmaya dedi ki...

@efsa: geçmiş oldu neyseki canım. her yeni sancılıdır aslında ve bazen gelen gideni aratır derler ya :))

@muhabbet çiçeği: çiçeğim gerçek et ve gerçek tırnak arasında yaşanan gerçek bir öyküydü bu. ama o kadare çok bizim insani ilişkilerimize benziyordu ki bende böyle anlatmak istedim :))

@brajeshwari: herşeyin bir zamanı var aslında. gelmenin olduğu gibi gitmenin de...acı belki de en ağır ama en iyi öğretmenlerden biri aslında öyle değil mi...dileğin dileğimdir...

beenmaya dedi ki...

@kutup zencisi: kısaca aynen öyle :)) hep birleşse bile bir kere gittikten sonra kaldığı yerden devam edebilir mi...

@vladimir: zaten olayın insan ilişkilerine benzeyen yanı (ki deyim bile olmuş bu artık) nedeniyle böyle yazmak istedim ben de...dediğin gibi vakti geldiyse eğer gitmek lazım. kalmanın fazlalığı acıdan, huzursuzluktan başka birşey vermez insana...

Hayatın Ortasında dedi ki...

Canın yanın..geçmiş-bitmiş olsun.

"Ait olmadığın yerde kalmakta ısrar etmenin. Gitmen gerektiğini bildiğin halde kalmak istemenin. Bu kadar acı çekmenin ve çektirmenin."

ve ne kadar doğru bir tespit..

Agnus Dei dedi ki...

Canım benim geçmiş zamanda da olsa ben yinede geçmişler olsun diyeyim :D ve o tırnağı çok kınadım dilerim aynı yolu bir daha bulup canını yakmaz...

beenmaya dedi ki...

@hayatın ortasında: sağolasın canım. geçtiğini ve bittiğini düşünüyorum şu anda. umarım beni yanıltmaz :)) tesbite gelince sahidende kim ait olmadığını bildiği yerde yaşamın tadına varabilir, rahat edebilir öyle değil mi...ısrar etmenin kimseye faydası yoktur böyle durumlarda. sadece acı verir hem kendine hem başkalarına...

@agnus dei: güzel annelerin dilekleri kabul olurmuş zaten öyle duydum ben :)) sağolasın canım benim...

saklıdefter dedi ki...

Bazen tırnak eti acıtır bazende et sıkar tırnağı bilmeden kırar orta yerinden...ve biter et tırnak iişkisi...Yeterki et kanamasın...
sevgimle canım:)

beenmaya dedi ki...

@saklıdefter: ama bir taraf kanar sanki her zaman. görünürde değilse bile içinden...sevgiler benden canım...

beyazmavi dedi ki...

inat kelimesi ile ikiz olan kelimeler; eşek katır keçi hayat.eşekle katır ne kadar inat etsede boyun eğer.keçi dağ keçisi ise özgürdür, hayat keçileri kaçırdıysa dengeden yoksundur ve sonuçta hem keçi hem hayat tutulmaz;kimse kimseyi tutamazmış...

beenmaya dedi ki...

@beyazmavi: :)))

7.oda dedi ki...

ya insan nereye ait olduğunu bilemiyorsa nasıl olacak peki? her yer koyu bir huzursuzluk olabilir mi ??

ya da..
ya insan gerçekten hiç bir yere ait değilse ???

beenmaya dedi ki...

@7.oda:ait olmasa bile en azından çok daha yakın durduğu, yakın olduğu ve olunduğu bir yer vardır her insanın diye düşünüyorum. ki bunu kendimden biliyorum mesela...

ama bunu bulana kadar ne yapar, nasıl yapar, o koyu huzursuzluğun arasında boğulmadan nasıl durur işte bu anlatılmaz sadece yaşanır

Ateş Böceği dedi ki...

ait olmadığın yerde kalmanın ısrarı yorarmış insanı ben bunu daha bu yıl öğrendim ..

beenmaya dedi ki...

@Ateş Böceğim: okuma seansına başlamışsın yine :)))

yorar elbet. herkesi, her şeyi yorar da en çok seni ama içini yorar...