Pages

SALINCAK

14.01.2009
“Bitmedi bu ilişki, kesildi diyor. Bıçak gibi. Bitse bu kadar akmaz bu kan. Can bu kadar yanmaz. Tek bir sözün söylenmemesi saplanıp kaldı yüreğime şimdi. Sustukça çevriliyor bıçağın ucu. Sustukça daha derine batıyor.”

Gözünden akan yaş yanağından süzülüp geliyor benim yüreğime akıyor. Aynı bıçağı yemiş gibi oluyorum. Zamansız. Amansız bir acı saplanıyor yüreğime. Gözlerim doluyor. Bir dost yüreğin kesiği benim içimde kanıyor şimdi. Benim içimde sancıyor.

“Nerede bu ince sızının ilacı? İlk sızım, ilk ağrım, ilk hüsranım bu, diyor. İlaç bul, ilaç ol bana. Canım çok yanıyor.”

Keşke diyorum içimden, avucuma alıp da avutabilsem yüreğini. Kendi sevgimi, sıcaklığımı katık edip de bastırabilsem yarana. Onarabilsem tüm incinmişliğini. Binlerce öpücükle temizleyip de kararmış yerlerini yüreğinin, söküp atabilsem tüm kötü sözleri, niyetleri. En güzel ana eşleyip te yüreğini en renkli duvarına asabilsem hayatın, hep orada tutabilsem. Ama henüz erken. Biliyorum.

Herşey sırasıyla aslında bu hayatta öyle değil mi. Şimdi acı çekmenin zamanı mesela. Sonra yavaş yavaş dinmenin, dindirmenin. Yavaş yavaş sönmenin. Köze dönüp de içinde yanan ateşin, dumanının tütmesinin...Ama asla unutmanın değil. Zaman unutturmuyor çünkü. Unutmuş gibi yapmanı sağlıyor sadece. Sarıp sarmalayıp eksilen yerlerini, kaldığın yerden devam ettiriyor. Hadi şimdi sıra sende.

Önce henüz dumanı tüterken üzerinde, zamanın sana uzattığı bavula katlayıp bir güzel özenle yerleştireceksin ona ait herşeyi. Çirkinleşmesin, kirlenmesin bekledikçe, düşündükçe diye lavantalar koyacaksın aralarına. Kitleyip kapatacaksın bir güzel. Belleğindeki az kullanılan odalardan birine yerleştireceksin bavulu, kapatacaksın kapıyı üzerine. Anahtarı kendinin bile hatırlamayacağı bir yere koyacaksın.

Hayat zamanın salladığı kocaman bir salıncak gibi. Bırakacaksın kendini zamanın kollarına sallanacaksın. Bir ileri bir geri gidip geleceksin sürekli. Bir hızlı bir yavaş. Bir geçmişte, bir şimdiki anda. Zamanla alışacaksın. Hepimiz aynısını yapmıyor muyuz zaten. Ve unutacaksın zaman içinde. Aslında unutamadan, unutmuş gibi yapacaksın.

Geride arasıra sadece senin duyacağın, sonsuza dek sürecek bir sızının ince bir fısıltısı kalacak kulağında. Daha sıkı sarılacaksın böyle zamanlarda salıncağın iplerine düşmemek için. Fısıltıları rüzgardan sanacaksın. Rüzgara yoracaksın.

Sonsöz; Zaman unutmuş gibi yapmanın zamanı şimdi hadi. Otur salıncağın bir köşesine, yanıbaşıma. Bir dostun sözüne yasla şimdi başını, bir dostun yüreğine...


*Görsel: loadtr.com

**Önemli Not: Bu yazımı yaklaşık 3-4 ay kadar önce burada yayınlamıştım. Tamamen kendi beceriksizliğim yüzünden bu yazımla birlikte geçmiş aylarda yayınladığım 4 yazımı ve daha da önemlisi bu yazılara bırakılan yorumları kazara silmiş bulunmaktayım. Bu yazıları okumuş, okumakla kalmayıp altına yorum bırakmış olan tüm arkadaşlarımdan bu yanlışlık için özür diliyorum. Silmiş olduğum bu yazıları bugünden itibaren fırsat buldukça tekrar yayınlayacağım.

18 sayfa ekleyen:

Bekriya dedi ki...

ben okumamıştım iyi oldu :)) eğer ki yaşanmış güzel bişeyler varsa ve güzel bitmişse yine abşladığı gibi güzelce unutuluyır hatırlanmıyor.

ama saygısızca biten bir şey ömrün sonuna dek nefretle anılıyor hiç unutulmuyor.bu yüzden saygısızca biten hiç bişeye tahammülüm yok benim.

ah ki dostlar işte belli oluyor böyle günlerde dimi ama :)

Nily dedi ki...

hatırladım, bende salıncağın bir köşesine ilişmiştim. o günden bu güne hala sallanıyorum :))

Maviye Yolculuk dedi ki...

İnsan kalbinin en pratik tepkisi...Çekilen acıları dindirmek için unutmuş gibi yapmak...Ama bazen de yarayı dağlamak gerekir. Tüm psikoloji uzmanları acıdan kaçınmanın aslında yarardan çok zarar verdiğini söylerler ve bence haklıdırlar. Acıyı yaşamamak onu büyütür ve kalıcı hale getirir.

O yüzden diyorlar ki;

Acını yaşa, yaşa ve bitsin(azalsın)...Neyin yasını tutmak istiyorsan tut. Daha sonra yoluna devam et....

efsa dedi ki...

"Otur salıncağın bir köşesine, yanıbaşıma. Bir dostun sözüne yasla şimdi başını, bir dostun yüreğine..."

ve yüreğime işleyen bir sözün oldu. sen ve bu sözdün benim için.
mily ve ben oturmuştuk o diğer köşelere de.

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

o yazılardan biri benim için özeldi ama senin canın sağolsun diyorum başka diyecek sözüm yok...anca benim ayağımı kaydırmayı bilirsin :)))))

Abi dedi ki...

pozitif bakalım lütfen.. fena mı işte.. bir kez daha okur bir kez daha severiz..

Bugünü Yaşama Arzu'su dedi ki...

Mayam,
Ben bu yazıyı bana yazdığını düşünerek okumak istedim. Ruh hali tesadüfü diyelim buna. Denk geldi o yüzden:)
Ve hatta iyi geldi:)

feanor dedi ki...

Ben yazacaktım; ama önce davranmış Bugünü Yaşama Arzusu...

İlk kez bir yazınla özdeşleştirdim kendimi bu kadar. Bana söylüyormuşsun gibi hissettim.

Hem zaten belki de sadece ona değil; hepimize söylüyordun...

Seviyorum seni ve yazdıklarını kırmızı güvercin; derdimi tasamı dillendirdiğin için çok teşekkürler... :)

SeRiOuuS dedi ki...

Ne diyebilirim ki İyiki Yanlışlıkla olsun silinmiş belkide o tozlu sayfalarda bulamıycaktım bu eseri..
Eline yüreğine sağlık herkes gibi bende kendimi buldum..
Kolay olmuyor unutmak; umutmuş gibi yapmak varken, üstünü örtüyor acıların insan oysaki her yatağa uzandığında ortaya çıkıyor o gizli hüzün yine senle yine o uzun gecelerde..

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Canım, okumuştum daha önce evet. Yine ayrı bir tatla okudum her satırını.Yüreğine sağlık.

Brajeshwari dedi ki...

İlk kez okurcasına okudum.Tekrar keyif aldım doyasıya.."Bir dostun sözüne yasla şimdi başını, bir dostun yüreğine..." ne güzel bir betimleme bu...

imza: Bir dost :P, öpüyormuş seni...

sufi dedi ki...

Zamanın salladığı kocaman salıncaksa hayat; dostlarımla sizlerle sallanmak isterim bu hayatta.Yine de salıncağın iplerinden sıkı tutmak lazım yoksa kayboluruz bu git-gellerde.Sevgiler dilek.

beenmaya dedi ki...

@Bekriya: yaşanılanın, ya da senin ona yüklediğin anlamın büyüklüğüne ve derinliğine bağlı kalan iz. mutlaka hatırlanmasa bile her yaşanılmışlık bir iz bırakıyor içimizde bir yerlerde...ve de dostlar işte asıl böylesi günlerde yanıbaşlarına alarak sarıp sarmalıyorlar yürekleri :))

@Nily: evet yanıbaşımdasın biliyorum bende :))

@Maviye Yolculuk: aynen öyle arkadaşım. acıyı ertelemek bitirmiyor aksine onun sıcak bir yerde kendi kendine birikip, büyüyüp çoğalmasını sağlıyor ki bu ilerde daha çok canımızı yakıyor. oysa yüzleşebilmek gerek. yaşamak, anlatmak gerek ki tükensin. bitmese bile etkisini yitirsin öyle değil mi...

beenmaya dedi ki...

@efsa: bu söz açtı aramızda aralık kalan kapıyı sonuna dek öyle değil mi :))

@YALNIZLIK OKULU: aşkolsun san aya vallahi aşkolsun. zaten aklıma geldikçe hala sinirleniyorum kendime. canım benim o yazı zaten senin, hala senin ve de öyle kalacak. silindiği yer sadece burası -ki tekrar yayınlayacağım- içimizden, dilimizden, yüreğimizden silinmedi ki di mi ama :))

@Abi: bak gene yaptın abiliğini vallahi sağolasın bir sen kurtarırsın beni bu durumdan :))

beenmaya dedi ki...

@Arzu'm: ne güzel oldu eğer iyi geldiyse o halde canım benim. hep iyi ol sen ve ben hep sevineyim emi :))

@feanor: aynı dili konuşan yüreklere olsun bu kelimeler senin gibi :)) hepimize, hepimizin olsun...

@SeRİOuuS: yaşamadan gerçekten bitirip silemeyiz hiçbir şeyi sanırım hepimizin önce bunu öğrenmesi gerek öyle değil mi. sağolasın güzel sözlerin için. ve de hoş geldin :))

beenmaya dedi ki...

@Muhabbet Çiçeği: sağolasın çiçeğim. sevgiler :))

@Brajeshwari: neyseki onca saçma, salak ve beceriksiz şey dışında kattığım güzel şeyler de var hayatımda senin gibi...

imza; tekniksalak dostanizeka (o ne demekse :))

@sufi: sizler zaten ailecek burada, yanıbaşımda değil misiniz kaç zamandır :))

7.oda dedi ki...

zaman yaraları iyileştirmiyor..
sadece üstlerinin kabuk bağlamasını sağlıyor..

beenmaya dedi ki...

@7.oda: alışmak da kabuk bağlamak gibi değil mi zaten...