Pages

BİR

8.02.2010

Tükürür gibi konuşuyor. Hastalıklı bir vücudun öksürmesi gibi saçılıyor ağzından tüm kelimeler. Ve beyaz bir mendile bulaşan kan lekeleri gibi kulaklarımda büyüdükçe büyüyor. Araya girip yatıştırmaya çalışmak niyetim ama o buna izin vermediği gibi kelimeleriyle can acıtmaya, yakmaya devam ediyor inatla. Öfkesi ucu çoktan bitmiş bir kalem gibi; boş bir sayfaya bastırıp duruyor sürekli. Yazmıyor ama izini bırakıyor batıra batıra. Derken kendi sesinden kendi yorulmuşcasına başladığı gibi aniden susup, ardına bile bakmadan, çekip gidiyor. Geride paramparça kelimeler kalıyor oraya buraya dağılmış. Canı acımış ve can acıtmış kelimeler. Sessizce eğilip, birer birer topluyorum hepsini ve zaman denilen kayığa koyup yolluyorum aklımın derinliklerine...


Görsel: Deviantart

26 sayfa ekleyen:

Kara Kalem dedi ki...

Kayıkta topladıkların olduğu sürece, birleştirmek kolaydır üzülme. Onun bunun özlü sözüne itibar etmesem de "zaman her şeyin ilacıdır be gülüm". Merak etme.

Ateş Böceği dedi ki...

En iyisi de bu değilmi ..Ya demir atsaydı ve sürekli orda kalsaydı yaşanırmı bçyle..En iyisi ver gitsin bütün yüklerini o kayığa..Kaybolsunlar gönlünün o kocaman denizinde ..Bize lazım olan güzellik..Bize lazım olan iyilik kötülük varsın uzak dursun gayrı..

özlem dedi ki...

Toplasan da, zaman denen kayığa bindirsen de, onlar bir şekilde geri geliyor canımcım, güzel kalemine sağlık.

eserce dedi ki...

Allahtan bu kayıklar hiç batmıyor , yoksa halimiz nice olurdu :)

Doğan Ömür dedi ki...

BİR borcum da bu yazı için oldu ve ben peşinat niyetine tek bir şey yazıyorum: Susmak bazen sevginin dilidir. Konuşmak nefretin ve sevgisizliğin...
Ve konuşmak basittir, kimi zaman da basitlik…
(Bakınız: Kim Ki Duk, Boş Ev filmi)

Ful yaprakları dedi ki...

zaman...zaman..

Sokak Kedisi dedi ki...

Ben de suskunluğu tercih ederim duyduklarımın yüreğimden kopup giden bir kayıkla yol alışını seyretmek yerine.

Konuştukça nefretini haykıranlar hiç sevmemiş olanlardır ki can acıtırken can bulurlar aslında.

Ve katılıyorum ki basit olan konuşmaktır, anlaşmaktan ziyade...

:(

** dedi ki...

ve her kayık bir gün şelaleden düşer..

Abi dedi ki...

insafsızca konuşup, arkasını dönüp gidenin kelimelerini toplamak için zaman harcamana değer mi acaba diye düşündüm. ben "artık" harcamıyorum.

öykü dedi ki...

gıtmesı ıyı
en ıyısı gıtmesı bence..

Efsa dedi ki...

Her şey anı gelinceye kadar durmalı zamanın içinde.

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Gidenin çoğu zaman umurunda değildir arkasında yıkıp dökük bıraktıkları. Biz ne kadar acı çeksekte hüzünleride toplarız, paramparça yüreğimizide. Sonra yeniden toplamak için. Çok güzeldi canım. Sevgiler.

Lupelyan dedi ki...

Keşke aklımızın derinliklerine değilde, sokak arasındaki bir çöp bidonuna atabilsek can açıtmış kelimeleri. Öyle değerli zamanlar çalıyorlar ki aklımızda kalanlar, yaşanacakları engelliyor, nefes alacak yer bırakmıyorlar. Umarım öğreniriz birgün Abi gibi yapmayı.

haykırış dedi ki...

Sevgili beenmaya, gidene dur denilmeyeceği gibi sinirine hakim olup karşısındakini üzmeye kalkanları güle güle deyip uğurlamak gerekir. Unutmayın yitikler her daim başka başka kapıların açılmasına neden olur.
Sevgiyle dolu olan asla sinir yapıp kalp kırmaz.
Her sevda çeken yürekte iki göz bulunur biri sevgi gözü diğer çöp gözü at çöpedir sinirlenenler..
Sevgi ve saygılarımla

atesinsesi dedi ki...

vaktimiz yok durup ince şeyleri düşünmeye...

beenmaya dedi ki...

@Kara Kalem: zaman geçip gidiyor da sen geçip gitmedikten sonra, senden geçip gitmedikten sonra zaman da bahane...

@Ateş Böceği: yolluyorsun ve kaybolup gidiyor belki ve hatta uzun bir süre gözükmüyor da ortalıkta. ama sonra böyle ani bir zaman ve mekanda çıkıveriyor ya karşına içinin derinliklerinden işte en çok o zaman sallıyor, sarsıyor insanı. ve anlıyorsun işte tam da o zaman yık hiçbir şeyi unutmanın imkanı...

@özlem: aynen canım bir şekilde çıkıp geliyor içinin derinliklerinden...

beenmaya dedi ki...

@eserce: batmıyor da hep gitmemesi gerekenleri, aslında o an hallolup çözülüp bitirilmesi gerekenleri yolluyoruz sanki ne dersin...

@Doğan Ömür: susmak bazen sevginin dili, bazen en büyük cevabıdır hatta soruların. ama o "bazen" yok mu işte o zamanı ayarlayamıyoruz bir türlü...bu arada borçların birikiyor benden söylemesi :)))

@Ful yaprakları: zaman mu yoksa zamana sığınmak koca bir yalan mı...

beenmaya dedi ki...

@Sokak Kedisi: kimi zaman evet olması gereken bu belki de...

@**: ve düştüğü an ne çok şey biter (mi sahiden)...

@Abi: değmez belki de haklısın. ama hani vardır ya insanın içinde hep düzeltmeye, iyileştirmeye dair "acaba"lar işten ne geliyorsa başımıza onlardan gelmiyor mu zaten :)))

beenmaya dedi ki...

@öykü: gitmesi iyi belki de ama giderken bile güzel gitmeli insan sanki...

@Efsa: sonra sen istemesen de çekip gitmiyor mu zaten bir şekilde...

@Muhabbet Çiçeği: teşekkür ederim canım sağolasın. umarım iyileşmişsindir :))

beenmaya dedi ki...

@Lupelyan: öğrenir miyiz dersin, öğrenilir mi yoksa her zamanki gbi unutmuş gibi mi yaparız bilemedim...

@haykırış: bazı kapıların kapanması lazım sahiden de diğer kapıların açılması için. teşekkür ederim bu güzel hatıratma için.s evgiler selamlar benden...

@atesinsesi: sahiden yok mu yoksa vaktin içinde düşünecek insanlar mı yok...

FerahFeza dedi ki...

Zaman denilen kayik, ara ara kiyilarima vuruyor,tozlaniyor ellerim,ve ucusan tum kelimeler kirmizi birer leke,gidecek yerleri olmayan...Kirk kilitli odalardan sizip,yine de yer bulamayan,koca evrende gidecek yerleri olmayan...Havada kalmis sozcukler gibi,evsiz yurtsuz sevgiler gibi...Biraz terk edilmis,biraz huzun dolu...Ve sen ne zaman o kiyidan gecsen;birilerinin yaralari kaniyor,acisi ince bir sizi...Geciyor,disini SIKIyorsun geciyor...Ama zaman denen kayik surekli limana donuyor...

Nerelere gitti kelimelerin ucu,ben de sasirdim,ama cok guzeldi beenmaya,yuregine,kalemine saglik...Huznune de ;)

beenmaya dedi ki...

@FerahFeza: bir kere saplanıp kalmışsa yüreğe izleri bir daha gidişi yoktur o kelimelerin. gitse bile her seferinde yine döner geri...

yüreğin anlıyor yüreğimin dilini belki de benzer kelimelerimiz, benzer izlerimiz ve de hüznümüz ne dersin :))

sufi dedi ki...

Gitme vaktinin üstüne 1 ve 2 tuz biber oldu yani.Zaman denilen kayığa konulan kelimeler; 2 de acıya dönüşüp yükleniyor kağıttan yapılmış bir kayığa.Anlayacağım inşaallah.

beenmaya dedi ki...

@sufim: bir de 3.sü var bunun sufim. ama 3ü de birbiriyle hem ilintili hem de bir o kadar ayrı :)))

b.n.n. dedi ki...

insana en çok mürekkep yakışıyor ve mürekkebin kuruduğu yerde sessizlik kalıyor,,,bir o kadar kalbe dokunan bir o kadar silah gibi,,,kullanım kılavuzuna göre değişiyor rengi,,,

beenmaya dedi ki...

@b.n.n.: kullanım kılavuzuna göre değişiyor sahiden de rengi. ne güzel bir benzetme bu böyle sağolasın :)))