Pages

YALNIZLIĞA DAİR

22.06.2011
Bir yara gibi...

Hani içinde bir yerde, senin bile farkında ol/a/madığın, gözle görülmeyen bir yanında mesela, artık senin ayrılmaz bir parçanmış; elin, gözün, kulağınmış gibi taşıdığın, her canın sıkıldığında, acıdığında veya acıttığında başkalarını istemeden, bir günün bir diğerine uymadığında mesela, kendini bilmediğin huysuz ve umarsız zamanlarında, içindeki boşluklar üşüdüğünde, şimdiye kadar kaç kişiyi üşüttüğünü düşündüğünde, başkalarına az kendine fazla geldiğinde, ya da tam tersini hissettiğinde, yakalayamadığında akıp giden zamanı, tutamadığında her istediğinde istediğin yerinden hayatı, kendini hep geç kalmış hissettiğinde, ama yetişmek için artık çabalamadığını farkettiğinde, sürekli anlaşılmadığından şikayet ettiğinde, ama sen anlatabildin mi bilmediğinde, gün bitişlerinde, mevsim geçişlerinde, her sene sana bir yaş daha eklendiğinde, bir sevgiliden ayrıldığında, bir başkasına sil baştan aşık olduğunda, bir dosta kırıldığında, ailene gücendiğinde, kimi zaman hiç sebebsiz, kimi zamansa sebebini bile bilmediğinde, el yordamıyla çabucak bulup da yerini, bir anda gün yüzüne çıkardığın, tatlı-sert kaşıyarak, canını acıtarak hatta tekrar tekrar kanattığın, ve o kan dinip o sızı geçene kadar, hani tekrar kabuk bağlayıp da içindeki o vazgeçilmez ama bir o kadar da farkedilmez yerini alana, sen kendi içinden çıkıp da tekrar yaşamla bağını kurana kadar, hem kendi hayatına hem de başka hayatlara kan kırmızı bir izle bulaştırdığın bir yara gibi yalnızlığın...

Bilirsin işte...
Boş verilmiş bir yalnızlıktır aslında seninkisi...
Ama boş değil!



*İlk yayın tarihleri: 07/10/08’ ve 13/10/09’
**Görsel:
Özge Baki

46 sayfa ekleyen:

Elif Gizem dedi ki...

Bir yalnızlık, böyle sade, aynı zamanda böyle uzun bir tek cümleyle anlatılabilir mi? Anlatılmış işte.
İlk okuduğumda ne hissettirdiyse yine o! Hiç eskimeyen bir şey var yazılarında.

AVRAM dedi ki...

=Bu aralar pek bir tembelleştiniz.. Tek resim yollamalar ikiyi aştım üçüncü baskılar.:) Ayıp oluyor ama.:)=

Yalnızlık yara değildir ama. Buna katılmıyorum. Sen hiç, kalabalıkların, hem de yürürken zorlandığın, omzuna çarpılmadan, sürütünülmeden geçemediğin türden kalabalığın içinde, krımızı pelerinin üstünde fark edilmeden yürümeyi denedin mi? Herkes bakar aslında ama sen görmezsin, bakmıyorlardır- bakamıyorlardır.

Nehir İda dedi ki...

3 defa okudum.
Sadece
......
diyerek gideyim. Son 3 günümün özetine:((

Pilli Petro dedi ki...

pilli bunu çoook beğendi :))))

Parpali dedi ki...

Bugünlerde elimde sevdiğim birinin hediyesi bir kitap var. Ve bak, altını çizdiğim şu satırlar ne diyor:
"Bütün bu yolculuklar geçmişini yeniden yaşamak için mi?" diye sordu bu noktada Han. Şöyle de sorabilirdi aslında: "Bütün bu yolculuklar geleceğini yeniden bulmak için mi?"
Şöyle cevap verdi Marco: "Başka yer, negatif bir aynadır. Yolcu sahip olduğu tenhayı tanır, sahip olmadığı ve olmayacağı kalabalığı keşfederek."

Görünmez Kentler

Yazarın adını da, hediye eden arkadaşımı adını da yazmayacağım. Her ikisi de kelimeleriyle burada nasıl olsa.

Doğan Ömür dedi ki...

Onlar, benim yeni aldığım bez ayakkabılarıma ne kadar da benziyor...
Yalnızlık, benim...

tutsak dedi ki...

Yalnızlık tam anlamıyla kendimiziz aslında...
Kalabalık gördüklerimizse; kırılmış bir aynadaki kendi görüntülerimiz sadece.
Sevgiler

siyah karabatak dedi ki...

bir şey demeli
bir şey demeli ve öyle gitmeli
diyemeyince böyle saçmalıyor insan
bilirsin işte sevince bir şeyi insan saçmalar böyle..

y. dedi ki...

hani tamir ede ede, eksik parçalarından artık su koyamadığın bir vazo misali... sen suyu gene de koyuyorsun ama su sızıyor. bir daha düşmez sanıyorsun, köşeyi dönüp biriyle çarpışıyorsun, olmadı hayaletlerden korkuyorsun, o da olmadı kolun çarpıyor işte. her seferinde toplayıp, birleştiriyorsun yılmadan. sen yılmıyorsun, o yılıyor, eksiliyor. böyle böyle büyüyor kara deliğimiz belki de deliliğimiz.

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Özlemişim yazılarını çok. Etkilendim. Çok güzeldi yazın. Yüreğine sağlık canım. Sevgiler.

losstime dedi ki...

içime işlettin yanlızlığı cümlelerinle. uzun soluklu bir yalnızlık. hep içimdeymiş daha iyi anladım. yüreğine sağlık

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=1363134

beenmaya dedi ki...

@Elif Gizem: yalnızlık hiç eskimiyor hiç kimsede, hiçbir yürekte o yüzdendir belki de...

öperim yüreğinden...

beenmaya dedi ki...

@AVRAM: tembellikten değil o eskileri deşesim geliyor bu aralar o yüzden. ama sadece yazılar kısmında ha için rahat olsun :)))

hiç geçmeyen, bitmeyen, sen eksildim sanarken seni aynı zamanda çoğaltan bir yara diyorum ben yine de ısrarla :)))

beenmaya dedi ki...

@Nehir İda: seviyorum seni...

beenmaya dedi ki...

@Pilli Petro: ben o Pilliyi yerim :))

beenmaya dedi ki...

@Parpali: o satırların altını çizmekle kalmıyorum bir kez daha senin adını da çiziyorum. şairin yazdığı gibi;

seni seviyorum diye yazmıştım.
üstünü değil altını çiziyorum!

beenmaya dedi ki...

@Doğan Ömür: senin mi? sen misin?
:)))

beenmaya dedi ki...

@tutsak: sevgili tutsak ne güzel seni tekrar buralarda görebilmek. hoş geldin :))))

beenmaya dedi ki...

@siyah karabatak: bazen bir şey demeden de gidiyor insanlar. demeye gerek duymadan. kelimelerin üstüne basarak...

öperim...

beenmaya dedi ki...

@y. ne tuhaf her seferinde ben de büyüdüğümü hissediyorum biliyor musun? peki hangimiz daha da büyüyüp diğerini alıyor içeriye, içine işte bunu bilmiyorum.

özledim kelimelerini açma arayı sevgili y.

beenmaya dedi ki...

@Muhabbet Çiçeği: çok etkilenme sen ama. senin daha yaşayacak nice mutlulukların var yeni hayatında. hem hadi bakayım vakit harcama buralarda kendine gelinlik beğen :))

beenmaya dedi ki...

@losstime: hem içinde, içimizdedeir ki o hiç ayrılmaz ki bizden. şarkıda dediği gibi;

yalnızlık benim
eski sevgilim
yalnızlık benim
en vefalı yarim
ben onu kimler için terkettim
o beni bırakmıyor...

beenmaya dedi ki...

@Larien Beyinütüleyen: ne güzel dizeler bunlar ve ne çok benzedim aşağıdaki dizeye...

"yalnız
sürekli dinleyendir
söylenmemiş bir sözü."

sağolasın...

banu(çifte kavrulmuş hayat) dedi ki...

benim için yazdın biliyorum, teşekkür ederim...

beenmaya dedi ki...

@banu(çifte kavrulmuş hayat): evet senin için yazdım. aklın ve yüreğin de evin gibi misss olsun diye :)))

sevgiyle...

Adsız dedi ki...

Tekrarlar çoğalmaya başladı ne dersin?

beenmaya dedi ki...

@Adsız: yaşadıklarımız da hep tekrar değil mi zaten? ha elbette ne zaman, ne biz ne de diğerleri aynı değilizdir aslında ama benzerlikler öyle çoktur ki ya da biz farkları göremeyecek kadar öyle körleşmişizdir ki hep aynı şeylerden geçiyormuşuz gibi gelir çoğu zaman...

öyle değil mi adsız...

Adsız dedi ki...

Nedense daha iyi hissettim şimdi kendimi.Sağlıcakla kal.

beenmaya dedi ki...

@Adsız: hep iyi ol dilerim...

** dedi ki...

yalnızlık sahip olduğumuz, ve olabileceğimiz birşey değil, o daha çok unuttuğumuz, bozuk para gibi harcadığımız, nadide, kristal parıltısı, su gibi değerli ve akışkan can suyu.. bir ab-ı hayat..

beenmaya dedi ki...

@**: harikasın. bayıldım bu tanımlara. bu kadar işte az ve öz...

ercanduzgun206 dedi ki...

Beenmaya, Yalnızlık ile olan ilişkimiz ne derece samimi bir ilişki, ne derece selam verip geçilecek bir ilişki olmalı? Sence?

Ne kadar dostane olmalıyız yalnızlığa? Tüm içtenliğimizle mi sarılmalı yalnılığa, itelemeli mi yoksa başka bir tarafa?

ercanduzgun206 dedi ki...

Alıntı yaptığın görselde, üstteki ayakkabı sağ ayağa giyilen bir ayakkabıya benziyor, ben öyle tahmin ettim.
Alttaki ayakkabı ise sola benziyor.

Tahminim doğruysa eğer, ya fotoğrafta iki kişi var, ya da ayakkabıları ters giymiş!!!

Rica etsem, bunu öğrenip merakımı giderebilir misin? (Görsel sahibinin linkindeki diğer fotoğraflara da göz gezdirdim, çok güzel ve profesyonel çalışmalar var blogunda. Beğendim.)

Tabula Rasa dedi ki...

bu harikaydı... bu kadar güzel anlatılamazdı...

beenmaya dedi ki...

@ercanduzgun206: varlığını kabullenmek yeterli aslında ne ona hiç yokmuş gibi bir düşman gibi davranmalı ne de tüm hayatımızı ona adamalı vazgeçilmez yapılmalı...

beenmaya dedi ki...

@ercanduzgun206: doğru tahmin. biri kızkardeşimini diğeri de erkek kardeşimin ayakkabısı. fotoğrafı çeken ve linkini verdiğim blog sahibi de kızkardeşim olur :))

beenmaya dedi ki...

@Tabula Rasa: çok teşekkür ederim sevgiler :))

hasret senfonileri dedi ki...

MUHTEŞEM... bir anlatım.. herkesin yaşadığı, yazmak isteyip beceremediği, herkes adına yazabilmek ... ne büyük bir hissediş!
"İçindeki boşluk üşüdüğünde..." ve "kendine az başkalarına fazla geldiğinde.." .. Evet kalabalıklar içinde bile insanın kendisini yalnız hissetmesine sebep olan taşlardan ikisi..
Kutlarım seni sevgili beenmaya..

beenmaya dedi ki...

@hasret senfonileri: çok ama çok teşekkür ederim onur verdiniz cümlelerinizle...

Tosbaaa ~.~ dedi ki...

her zaman benimle olan yalnızlığıma farklı ama bir o kadar da tanıdık bir pencereden bakmak gibiydi yazınızı okumak. yüreğinize sağlık...

beenmaya dedi ki...

@Tosbaaa ~.~: dediğiniz gibi farklı ve bir o kadar da yakın aslında bize yalnızlığımız...

hoş geldiniz ve çok teşekkürler...

E S M İ R dedi ki...

"yalnızlık!" ancak bu kadar derin anlatılabilir ve işte ancak bu kadar içe dokunabilir yüreklere!..

tebrik ederim! bir solukta nefessiz okudum yazınızı..kaleminize ve yüreğinize sağlık...

güzel bir haftasonu dilerim...
sevgilerimle,

beenmaya dedi ki...

@ESMİR: çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için ve de hoş geldiniz :)))

kamikaze dedi ki...

Çok güzeldi..

beenmaya dedi ki...

@kamikaze: çok teşekkürler :)))