Pages

ÖLÜME NİNNİ

15.07.2011
Gözlerin oluyorum önce. Tozun toprağın içinde gözlerine çarpıyor hayali. Buruşmuş bir fotoğraf karesinden çekip alıyorsun sevdiğini. Alıp yanıbaşına koyuyorsun sessizce. Bekle diyorsun sevgili yüreğine. Bir elin 10 parmağına sığıyor artık kavuşacağınız günler. Gözlerin eriyip gidiyor gözlerinin içinde. Sen eriyip gidiyorsun. Sonrası zifiri karanlık. Gözlerimden oluyorum.

Ellerin oluyorum. Ceplerinde sakladığın ellerini çıkarıp kızının sarı buklelerinde bırakıyorsun parmak izlerini. Oğlunun kara gözlerine değiyorsun usulca, uyandırmak istemeden. İki elin iki küçük yürekte, sonsuz bir sevgiyi düşlüyorsun. Kızının masum gülüşüne, oğlunun derin iç çekişine benzediğini düşünüyorsun. Seviniyorsun kendince. Kaybolup gidiyorsun ellerin düşlerde, sen düşlerin içinde. Sonrası ele avuca sığmayan bir yalnızlık. Ellerimden oluyorum.

Sözlerin oluyorum. Babanın dilinden dökülüyorsun bir çağlayan misali. Evinin reisi, ocağının direği, bir babanın gözbebeği oluyorsun. Kelimelerin yetersiz kaldığı bir gurur kaynağı. Alıyorsun tüm sözleri yüreğine dolduruyorsun. Onlarla ısınıyorsun geceleri. Dönüşüne sevgi, saygı sözcükleri biriktiriyorsun. Kelimelerin çalınıyor hayatından. Sonrası sesinin erişemediği koca bir boşluk. Sözlerimden oluyorum.

Yüreğin oluyorum. Annenin hiç büyümeyen küçüğü. Yüreğinin asıl sahibi. 20’lik koca yüreğini koyuyorsun annenin dizlerine, ufalıp da çocuk oluyorsun. Hiç bitmeyecek bir sevginin şımarıklığını özlüyor en çok için. Yüreğini saklıyorsun sunmak için ellerine. Hain bir pusuda kahpe bir kurşunla yanıyor için aniden. Sonrası paramparça. Yüreğimden oluyorum.

Bir sevgilinin eksilen yarısı, bir çocuğun hiç bilemeyeceği babası, bir babanın ağır sızısı, bir ananın dinmeyecek ağıtı oluyorum sırayla. Yine de varamıyorum yanına. Küçücük, unufak kalıyorum.

Yok oluyorum seninle beraber. Boylu boyunca uzanıyorum yanına. Yer gök kan kırmızı. Uzun, derin bir uykuya dalıyorum. Bir ninni gelip saplanıyor dilimin ucuna kurşunlara inat. Büyüklere ninni söylenmez diyorlar. Yalan, diyorum. Ölüm söz konusuysa eğer, bir sevgilinin, bir ananın, babanın, çocuğun gözünde her yürek küçüktür, küçücüktür aslında. Ölümün yaşı yoktur biliyorum.

Acının dili ortak. Aynı yüreklerde saplı bu kara hançer. Aynı yağmurlar akıyor şimdi gözlerden. Titrek bir sesle mırıldanıyorum başında;

Kapat usulca gözlerini
Uzat üşümüş ellerini
Sakla o masum yüreğini
Zaman gibi sessiz uyu
Bu dünya dipsiz bir kuyu


Pamuktan kalbin solmadan
Hayat yüzüne vurmadan
Uyu yavrum uyu
Bu dünya dipsiz bir kuyu
Uyu melek yüzlüm uyu
Bu dünya dipsiz bir kuyu


*Bir avuç kendini bilmez insan, düşünce ve davranış yüzünden yitirilen ve hala da yitirmekte olduğumuz yüreklere dair, diye not almışım ilk yazdığımda. Ne acı ki onca zaman geçti ama hala gencecik canları yitimeye devam ediyoruz, hala hiçbir şey değişmedi...
**İlk yayın tarihleri: 28/07/08’ ve 30/04/09’
***Ninniyi seslendiren: Toygar Işıklı
****Görsel:
Flickr

19 sayfa ekleyen:

ELİF dedi ki...

Yüreğim çok acıdı ve bunları yapanın yüreklerinin yerine kara bir kuyu içlerinden dışlarına vuran..

Yazın çok anlamlı ve güzeldi..
Hep umud ediyoruz bitecek dedikçe yeniden yürekler kanıyor...
Bu kanayan yüreklerin hesabını kim verecek?

tutsak dedi ki...

halimizi anlatan bir başka ninni de fikret kızıloktan. o Ninnilere kanmasak bugün bu ninnileri söylüyor olmazdık belkide.

http://www.youtube.com/watch?v=jXXY92fBn4k

efrasiyab dedi ki...

Tutsaklığın en kötüsü mutluluk umudu... Pandoranın kutusundan çıkan son kötülük...

Pilli Petro dedi ki...

yine ne yazık ki diyerek bitirdik dünü, bugüne de aynı türkü ile devam ediyoruz ...

buraneros dedi ki...

Bilmiyorum daha öncekilerde yorum yazmış mıydım... Duygularına ve kalemine söylenecek söz yok zaten... Umarım ve dilerim ki; bu yazının bir tekrarı daha olmaz!

mor kedi dedi ki...

yazdık, yazıyoruz, üzülüyoruz....
değişen bir şey yok
en çok buna canı yanıyor insanın
en çok buna!

ayl-in dedi ki...

Güzel kalbinden, güzel cümlelerinden mahrum bırakma bizi..

"Vatan sağolsun" koca bir palavradır. İnsanın canından bir parçası ölmüştür, ötesi var mı?
Bir insan ölmüştür, yüzyıllardır yerinde duran bir parça toprak uğruna, bir hiç uğruna, bir cehalet, bir inat uğruna..

Şehit değil, ölü çocuklardır onlar..
Kelime oyunlarıyla zihnimizi kandırmayalım..
Ölen çocuklar onlar..
Ölen masum çocuklar..
Masum çocukları birbirine öldürten kim..
Ona bakmalı, taraf tutmaktan yorulmadık mı?

*Eline,yüreğine sağlık..*

Lô - Lâ dedi ki...

deja vu yasiyoruz .. hep ayni ayni ayni . !!

suvebeyaz dedi ki...

söyleyecek hiçbir söz yok aslında, okurken düğümlendi boğazıma bi sürü şey...söylemek istedim.

coffeé dedi ki...

onlar bu sessizliğe, vurdumduymazlığa kapatırken gözlerini birçok şeyi ziyan ederek, alet ederek oksijen tüketmeye devam ediyorlar....

özlem dedi ki...

Yıllardır hiç bir şey değişmiyor, umudum da kalmadı artık Mayam...

atesinsesi dedi ki...

hep barışa inandım dilerim süreç daha kötüye yontulmaz, umutla

Yazgüneşi dedi ki...

çok çok çok etkilendim canım.. çook... söyleyecek kelime de bulamadım işte...
ama sen anlarsın içimden geçeni..
anlarsın biliyorum izninle ben susuyorum.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

İlk okuduğumda ve şimdi tekrarında yine gözyaşlarımı tutamadım Maya'm.
Değişen sadece isimler ve daha çok eve düşen ateş, daha çok anne evladını, kadınlar sevdalarını, çocuklar babalarını yitirdi:((

beenmaya dedi ki...

"dünyanın en çabuk geçen, geçer geçmez de en hızlı yakalanılan hastalığına sahipti: Umut." diye yazmış ya Hakan Günday Az'da, görünen o ki bizler her daim hasta olarak kalacağız, her şeye rağmen, inatla...

herkese çok teşekkürler...

Elif Gizem dedi ki...

Çok yazık... Daha da yazık oluyor. susup kalıyor insan çığlıklarıyla...

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

kelimelerin büyüleyici hatun. her üşüdüğümde koşup bana sarılıyorlar.

beenmaya dedi ki...

@Larien Beyinütüleyen: o kelimeler de senden gelenlere hasta. büyük bir hayranlıkla bakınıyorlar her yazışında ardınsıra. ve sen üşümeyesin diye hep sarılıyorlar sana bilesin!

mavi pervane dedi ki...

göçen
bir babanın evladı
bir evladın babası,

göçen bilmek ister
geri kalanların
yarınları hoş olsun
evladı var olsun,
anası babası eşi üzülmesin,
giden değil de
kalan üşür,
düğüm olur nefesi,
söz biter
zaman biter
renkler kaybolur
,
bilesin
o ninni söylenen evlat
bir uykuda kalır, düş olur
çocuk olur,güneş olur
.....
.........

bitmez yüreğin sızısı
evladın sevgisi
eşin ananın babanın duası
.............
yeterki yalan dünyada
yalan olmasın,boş olmasın
kahpelik hüküm sürmesin
evlatları bu ülkenin
.......

yitmez
eğer yitirmezse insan kendini
illaki bir yerde görür
mesela o ninnide dokunur
ana evladına..
yitmez...