Pages

DUVAK/THE PAINTED VEIL

15.02.2012













-Neyi tuhaf buluyorum biliyor musunuz? Kocanızın size hiç bakmamasını. Duvara bakıyor, yere bakıyor, ayakkabılarına bakıyor...

Ama ona bakmıyor. Evet, artık Kitty’ye bakmıyor. Neden diye sorulduğunda Walter için verilebilecek birçok cevabı var bunun. Ve hatta eşi Kitty için de. Oysa daha ilk karşılaşmalarında, Kitty, o aşkı arayan, mağrur, maceraperest, kendinden emin Kitty, umursamaz ve rahat halleriyle merdivenlerden inerken, bir bakış yetmişti Walter’ın ona aşık olmasına. Tek bir bakış! Bu bakışın, bu aşkın karşılığı yoktu belki ama Walter her şeye rağmen sevilebilme umudunu koymuştu ortaya. Kitty ise kendini sıkışmış hissettiği hayatından kurtulma zorunluluğunu ve mecburiyetini. Ah Walter Fane; zeki, sessiz ve sakin, sevecen ve erdemli doktor! Umut etmek yeter mi sandın bir aşkın karşılık bulmasına? Yetmezdi elbet. Ve yetmedi. Önce başka bir aşkın yanılsaması girdi aralarına. Sonraysa, öfke girdi, acı, hayal kırıklığı, zorlama, kimin haklı kimin haksız olduğunun birbirine karıştığı bir suç ve ceza. Kitty aşkı arayanken aldatan oldu bir anda. Bir umut için beklerken aldatılan Walter ise, cezalandıran. Aralarındaki en başından beri var olan ama görülmeyen mesafeye gelince; o artık uçsuz bucaksız, derin, aşılmaz bir uçurumdu.

İki uçtaydılar onlar artık. Kime verildiği belli olmayan bir cezanın çekilmesi için gidilen ücra bir kasabada, ölümcül bir kolera salgını yüzünden cehennemin yaşandığı bir cennet parçasında, birlikte ama bir o kadar da uzakta ve yalnız devam ediyordu yaşamları. Walter için hayat ağır ve acıtıcı bir sessizliğin arkasında sadece görevini yapmaktı artık. Kitty içinse geçmiş zamanların gölgesiyle şimdi’nin çaresizliğinde yaşamaya çalışmak.

Derken zaman, çevrelerindeki hayatın gerçeklerini sunmaya başladı önlerine birer birer. Kaçmaya çalıştıkça, başkalarının gözlerinde ve sözlerinde yakalandılar birbirlerine. Her seferinde yeniden başlayıp o kıldan ince köprüyü kurmaya, her seferinde aynı yol üzerinde yeniden rastlaştılar. Birbirlerine yeniden bakmaya başladıkları an, üzerlerine örtülü o duvak da kalkmaya başladı aslında. Birbirlerini yeniden keşfediyorlardı artık; sil baştan, en baştan, olduğu gibi, çırılçıplak. “Birbirimizde hiç sahip olmadığımız nitelikleri aramak hataydı” derken Kitty ve bunu kabul ederken Walter, aslında her ikisi de üzerine hiç konuşulmayan geçmişi koyuyorlardı önlerine. Şimdi’yi yaşarken anlamaya çalışıyorlardı birbirlerini. Anlamak bağışlamanın yolunu açıyordu ne de olsa bağışlamaksa şefkatin...Bu yüzden belki de ölümün beklenildiği o son anlarda bile hala birbirlerine bakıp, birbirlerinden af diliyorlardı.

Ah Kitty, sevgili güzel Kitty! Sen ki; eninde sonunda ölecek bir şey için bunca emek harcamak ne aptalca, demiştin Walter sana çiçekleri sevip sevmediğini sorduğunda. Şimdi seneler sonra oğlunla, küçük Walter’ınla birlikte bir çiçekçi dükkanındasın ve artık farkındasın yaşam denilen boyalı peçenin ardında gizlenenleri. Söylesene hangimiz bakmasını bile bilmeden görme telaşında değiliz ki?

Ve sen Walter, sen aşkı için kendini bile küçümseyen Dr.Fane. Şanslıydın ki her şeye rağmen gerçeği söyleyen bir kadın vardı yanında. Soran ve sorgulayan bir kadın. Yıkılmış bir köprünün başındayken birbirini tanıma, anlama ve anlatma çabasıyla yeni bir yolculuğa başladın. Biliyor musun, en değerli ve bir o kadar da zor olan çaba belki de “görmek” için gösterilendir. Ve bazen en büyük yolculuk iki insan arasındaki mesafedir.




*Bu yazı “Duvak/The Painted Veil” filminin ardından yazılmıştır.
**Koyu yazılan bölümler filmden alıntıdır.
***İlk yayın tarihi: 04/02/11’

13 sayfa ekleyen:

FADİŞ dedi ki...

Seni de etkilemiş bu film, ben de çoook sevdim bu filmi çok şey anlatıyor, görmesini bilene. Yazını çok beğendim.

Hayat İzlerim dedi ki...

İzlemeliyim bu filmi Mayam ...

A-H dedi ki...

BEn yazinin tumu filmden alintidir diye dusunmustur, konusturmussun yine kalemini ;)
kesinlikle izlemeliyim.

hemera-nyks dedi ki...

kesinlikle izlenmesi gereken bi film :)
-
hemera

beenmaya dedi ki...

@FADİŞ: çok ama çok sevdiğim bir filmdir ki 3 kere seyrettim sanırım ve her seferinde de çok başka bir anlam buldum...

teşekkürler sevgiler :))

beenmaya dedi ki...

@Hayat İzlerim: bence de :))

beenmaya dedi ki...

@A-H: işte bak neler yazdırmış film bana düşün artık nasıl izlemen gerektiğini :)))

beenmaya dedi ki...

@hemera-nyks: izlemiş ve benimle aynı düşünen birinin cümleleri olsa gerek bunlar :))

denizim dedi ki...

Bu filmi 2 kez izledim en çok sevdiğim filmler arasına koydum ama sizin anlatımızda bir kere daha güzelliğinin farkına vardım elinize sağlık

beenmaya dedi ki...

@denizim: her izleyişte başka bir tat bırakıyor değil mi?

hoş geldiniz ve teşekkür ederim :))

Harmony ~ ❤ ~ 조화 dedi ki...

Çok etkileyici bir filmdi. Filmi anlatabilecek en güzel yazıyı yazmışsınız gerçekten. Ben de blogumda yazmayı planlıyordum ama yazmasam da olurmuş, burda güzel bir anlatıcı duruyormuş ne de olsa. ^^
Ellerinize, emeğinize, klavyenize sağlık. Bayıldım. :):)

beenmaya dedi ki...

@Harmony ~ ❤ ~ 조화: aksine siz de yazın ki ben de başka bir bakış açısı görmüş olabileyim, bu güzel filmde neleri kaçırmış olduğumu anlayabileyim. yazmanızı ve beni haberdar etmenizi bekliyorum ona göre :))

bu arada güzel sözleriniz içinde çok teşekkür ederim :))

sevgiler...

Aylin Balgömeci dedi ki...

Bencede başyapıt niteliğinde görsel şölene dönüşen acıyı da mutluluğu da hayatı da içinde barındıran bir film. İnsanı kendini sorgulamaya sevkeden filmin sonunda o kadar ağladım ki bu kadar etkilenebileceğimi tahmin etmezdim. Filmde Kitty nin bir sözü vardı " Kadınlar erkeklerin karakterini tanıdıkça sever " diye beni etkileyen bir söz oldu bunu da belirtmek isteri.Güzel yorumunuz için elinize ve yüreğinize sağlık...