Pages

GÜNCE

22.04.2009
Olmadığın bir yerden bakıyorsun şimdi bana. Hiç tanımamış, hiç bilmemişsin gibi. Koca bir caddenin tam ortasında, gözlerin gözlerime değip geçiyor. Bir bakışında saklı oysa tüm sözcüklerim. Ardına bakmadan çekip gidiyorsun. Kaçırılan bir bakışın gölgesi düşüyor üzerime...

Olmayan bir dilde konuşuyorsun şimdi benimle. Daha önce hiç duymadığım, bilmediğim kelimeler dökülüyor ağzından. Koca bir insan kalabalığında sesin kulaklarıma değip geçiyor. Cevabını bilmediğim sorular ezilip gidiyor ayaklar altında. Sen üzerinden atlayıp geçiyorsun.Yarıda bırakılmış sözlerin ağırlığı kalıyor yüreğimde...

Yaşanmamış zamanlarda yoluna devam ediyorsun şimdi sen. Benim olmadığım, bilinmediğim mekanlar uğrak yerin. Varlığıma dair hiçbir iz bırakılmamış adımın geçtiği yerlerde. Gecenin aydınlık tarafından kendine yeni bir yer ediniyorsun. Yeni yaşamların defterleri ellerinde...

Ben kıyıda köşede kalan gülüşlerini topluyorum. Söylediğin güzel birkaç kelimeyi, dinlemekten bıkmadığım sesini, bakmadan da görebildiğim gözlerini...Gecenin karanlık tarafında kalıyor yüreğim. Elimde zamanla doldurduğum bir tükenmez kalem. Kapatıyorum gözlerimi. Di’li geçmiş anlara dair bir günce tutuyorum.


Görsel: Deviantart

36 sayfa ekleyen:

Evren dedi ki...

bir yerlere yazdım seni seviyorum diye
sen nerede buldun bilmiyorum ama ben yazmıştım
geç mi kaldım sana haber vermek için
o gölge üzerime düştükten sonra
çok düşündüm çok mu geç kaldım söylemek için sana bilemedim

Nily dedi ki...

çiti atlayan kurtuluyor demiştim ya... ama koşulları var, önce kalabalıklar arasında gözlerine değen gözden ve kulağına gelen sesten kurtulmak lazım.. becerebiliyorsan şayet...
yok olmuyorsa zorlama, çitin bu tarafında yalnız değilsin nasılsa:))

Evren dedi ki...

kesinlikle yalnız değil de kalabalıktan bunalım atlama ihtimali artıyor giderek bence :)

Nily dedi ki...

birinin kurtuluşu umut olacaktır ötekilere diye başladım cümleye ama gök gürültüsü olmayan aklımı da aldı :))

coffeé dedi ki...

güncen yazdığım ama gönderemediğim bir mektubu hatırlattı bana peri. yaşanmamışlıklarda biriktirilen yollarda izlenen adımlar üzerine. sadece kendimize ait olan adımlar, çizebildiğimiz kadar da onun adımları...
ayrıca cemal süreya'nın çok sevdiğim şiirlerine de götürdü güzel satırların beni:

[Sevgilim, bir günün ortasi simdi
Tasitlar hizla gelip geçiyor, her yer kalabalik,
Ben seni düsünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
Izinli askerler görüyorum, kiritarak yürüyen isçi kizlar
Istanbul her günkü yasantisi içinde, ugultulu,
Güvercinler günesten bir sessizligi biriktiriyor
Ben seni düsünüyorum seni
Hani tipki o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çikmis bir su sayaci gibi
Aski anilar besliyor düsler kadar
Bu yüzden diyorum ki ask eskidikçe asktir
Sevgi eskidikçe sevgi.]
***
[Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var.]
***
[mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir;
banliyo treninde rastladığımız
sınav saatini kaçırmış liseli kız,
hep kazanırsın ey çözümsüzlük!

ey otobüssever ey troya yolcusu!
anımsarsın günlerce konuşup durmuştuk
o ib(ipekböceği) sesli kadını;
birinin grönland'ı olmaya hazırlanıyordu.

iki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.]

****
böyle işte.. yüreğinden öperim kocaman :)

Ful yaprakları dedi ki...

çok şey yaşadığımızı sanıyorken peki ya yaşamadıklarımız dedirtti bana.

Ateş Böceği dedi ki...

Ah mayam ah tutuğun güncenin değerini bil bir sürü insan bu duyguların ne anlama geldiğinibilmeden yaşıyor bu dünyada ve kıymet bilmeden kimliksiz yaşıyorlar zamanda iz bırakmak gerekir öyle yada böyle acı yada mutlu eğer bıraka biliyorsan zamanda bir iz kıymetlisin hayatta kıymetlisin yanımda

sevgilerimle

beenmaya dedi ki...

@Evren: geç kalmak ya da erken davranmak işte bunlar arasında geçip gidiyor hayat. oysa beklemeden, bekletilmeden, hisleri zaman sınırıyla çizmeden geldiği an olduğu gibi bırakıversek ya...ve hep geniş zamanlardan konuşsak...

ha bu arada yok öyle bişi ben geçemiyorum öbür tarafa artık hem dediğin gibi yalnız da değilim daha ne :)))

@Nily: ah be güzelim o çiti öyle yükselttik ki (en çok kendi kendimize yaptık ama bunu) şimdi atlamaya ne hevesimiz, ne mecalimiz yok...hem nasılsa yalnız değiliz bu tarafta di mi :)))

beenmaya dedi ki...

@coffeé: "Sesinde ne var biliyor musun...Söyleyemediğin sözcükler var"

güzel yüreklim benim hep tamamlıyorsun bir şekilde eksik cümlelerimi sağolasın...

coffeé dedi ki...

http://coffeetr.blogspot.com/2009/04/coffeeden-periye.html

beenmaya dedi ki...

@Ful yaprakları: onlar için ayrı bir günce tutmalı belki de belleklerde...

@Ateş Böceği: "bırakabiliyorsan zamanda bir iz kıymetlisin hayatta kıymetlisin yanımda..."

bu ne güzel bir cümledir böyle sağolasın canım benim farkındalığın için ve emin ol farkındayım bende...

beenmaya dedi ki...

@coffeé: ama ağlattın sen beni şimdi ya...

hani bakıyorum da gökyüzüne tam da şu anda o mu daha sulugöz yoksa ben mi kestiremedim...

ne çok şey geldi dilimin ucuna bir bilsen ama tıkanıp kaldım şimdi bir türlü diyemedim...

saklıyorum kelimelerimi yüreğine fısıldamak için...

coffeé dedi ki...

ağlama, ağlama nisan çok kıskanır sonra peri benden çok güzel ağlıyor diye....

dinleyeceğim ben de.... güzel fısıldayan cümlelerinle. :)

Elif..den dedi ki...

Ben seni düşünüyorum ama sesim bende uzaga gitmiyor.
Sesimde birşeyler arıyorum,belki de sana söyleyemediğim sözcükler gizli...
Keşke yalnız ellerin güzel diye sevseydim seni, o zaman vazgeçmesi kolay olurdu...

gereksiz yazar dedi ki...

ve geçmiş zamanın geçmişliğini kabul etmede..

Belgin dedi ki...

Mayam seni cok seviyorum:))

www.seyitali.net dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş paylaştığın için teşekkür ederim.

Muhabbet Çiçeğim dedi ki...

Ne güzel yazmışsın yine.Yüreğine sağlık.

beenmaya dedi ki...

@coffeé: kıskanmasın nisan girmesin aramıza :))

@Elif..den: ah her seferinde keşkelere takılıp kalan hayat...

@gereksiz yazar: geçmiş zaman geçip gitti çoktan da geçip giderken bizden alıp götürdükleri ve geride kalan, bir türlü dolduramadığımız boşluklar...

beenmaya dedi ki...

@Belgin: bende seniiiiii :)))

@www.seyitali.net: asıl ben teşekkür ederim zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumunuz için hoşgediniz :))

@Muhabbet Çiçeği: çiçeğim sağolasın sevgiler :))

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

seviyorum ben (Dil)i deçmiş zamanları...hayata dokunuyor diye...

papagangibi dedi ki...

her satırı ayrı güzel. "Elimde zamanla doldurduğum bir tükenmez kalem." gerçekten çok güzel.

sevgiler

feanor dedi ki...

tanımadığım bir tenle dokunuyorsun şimdi tenime... teninde başka tenlerin kokusu, başka ellerin sıcaklığı ellerinde...

günceler doldurdum adına, adımıza; ama ne kadar yazsam da bitmiyor söyleyeceklerim...

gelecek zamanları hayal etmeyi bıraktım şimdi; aklımda di'li geçmiş zamanların düşleri...

bitiyorsun; her şey bitiyor.
ama biterken çok acıtıyor.

sufi dedi ki...

Bakılmadan görülebilen gözler, gidilmeden keşfedilen kıtalar gibi.Zamanla doldurduğun tükenmez kaleminden daha nice dizeler dökülecek kim bilir? gölgelerde değil aydınlıklarda bekleyeceğiz senin sözcüklerini.

özlem dedi ki...

Ah o " di li geçmiş zamanlar".
Zaman zaman insanı nasıl da yaralar.
Yüreğine sağlık canım.

beenmaya dedi ki...

@YALNIZLIK OKULU: hayata dokunduğu gibi iyi veya kötü hayatı dolduruyor da öyle değil mi...

@papagangibi: sevindim beğenmene çok teşekkürler sevgiler benden :))

@feanor: öyle ne yazık ki öyle...

@sufi: her ne olursa olsun eninde sonunda aydınlığa varıyor zaten sözlerimiz ve aydınlıkta ulaşıyor ya diğer yüreklere, yüreklerinize öyle değil mi...

@özlem: yaralar hem kendini, hem de çevresini...

tutsak dedi ki...

Olmadığı yerde sende olmazsan
Dilde olmayan da yüreğindeyse
Yaşanmamış zaman, olmadığın yer yoksa
Tükenmez ki kalem doldurasın
Belki di li geçmişlerde olmaz da
Yaşarsın doyasıya AN'ı

beenmaya dedi ki...

@tutsak: bu değil mi aslında tüm derdimiz; an'ı yaşayamamak...hep geçmişe dair yaşamak, yazmak...

münzevî dedi ki...

Geniş zamanlı sevmeler olmalı insanın hayatında.. Sever-dim- diyen dil, sev-er-im demeyi de bilir yoksa..

beenmaya dedi ki...

@münzevi: hep o sınırlar değil mi zaten yaşamı kısıtlayan. ya geçmişin gölgesi ya geleceğin niyeti var üzerimizde oysa an'ı yaşamayı becerebilsek belki genişletmeyi de biliriz zamanı...

efsa dedi ki...

ne di' lisi benim sana sözcüklerim hiçbir zamana sığmayacak genişlikte diyecektim ki münzevinin yorumunu gördüm. :))

Salıncağın bir köşesine oturdum. ama arada kalkıp seni de şöyle bir sallayıp, yükseklere çıkarken kahkahanı duymak isteyesim var.

beenmaya dedi ki...

@efsa: ben sen yanımda olduğun müddetçe her zaman atarım o kahkahayı canım benim :))))

Bekriya dedi ki...

söz söylemem bu yazdıklarının üzerine.

beenmaya dedi ki...

@Bekriya: o zaman sessizliği paylaşalım...

pRncfRn dedi ki...

Ne gülüşler topladı gönül, ne bakışları yakalayıp tuttu saçından, ne tenler gördü de yine başına kaldı. Ufak bir önerim var sana, kendime sakladığım.

beenmaya dedi ki...

@pRncfRn: ama içinde kalan bakış, gülüş, ten...işte bütün cevaplar aslında içinde saklıydı...