Pages

İÇİMDEKİ KELİMELER

1.10.2009
Unutulmaktan korkarken, teker teker unutuyorum unutmamam gerekenleri. Gidenleri gelenleri, yalanları, gerçekleri, el değmemiş düşleri, uzak ve kırgın bir zamandan gelip de artık kendime bile yabancı gelen sesimi, ama en çok da kelimelerimi...

Sahi en çok kelimelerimi unutuyorum hayatın içinde ve aniden hiç bilmediğim bir dilde konuşuyor buluyorum kendimi başka başka öykülerde. Başka başka öykülerin geçici kahramanı oluyorum zamansız. Kendi öykümü soruyorum, içinde diyorlar. İçimi unutuyorum her seferinde oysa ben, unuttukça büyüyor boşluk, büyüdükçe eksiliyor yürek, eksildikçe uzaklaşıyor hayat...Gözümün önünden akıp gidiyor tek kelime bile edemeden, uzakken yakın, yakınken uzak olduğum zamanlar...

İşte bu yüzden, bazen içimdeki gölgelerin peşine düşüyorum yaşamın henüz gün değmemiş yüzünde... Kendimden bile sakladığım, kendimi sakladığım gölgeler...Hani bir tanesine bile ulaşırsam, kısacık bir anlığına bile değebilirsem olmayan yüzlerine, hiç konuş(a)masak bile eğer ellerine dokunabilirsem, işte tam da o an, sanki yerine ulaşırmış gibi geliyor bana, içimde sakladığım, söylenmiş ama unutulmuş tüm kelimeler...

Düş söz olur işte böyle zamanlarda dilimde.
Söz düş/l/er...


UNUT/MA MEKTUPLARI-I
EKİM 08'



Görsel: Deviantart

24 sayfa ekleyen:

Belgin dedi ki...

Birak o zaman gözlerin konussun bitanem:))

Ateş Böceği dedi ki...

Ahh her birimiz yapmıyormuyuz bunu ..Gölgelerin peşine düşüyoruz da asıl olanı unutuyoruz ..Hayalle gerçeği birbirine karıştırıyoruz ve zaman öylece akıp gidiyor önümüzden ..Hayalin gerçeğe karıştığı bir günde unuttuklarımız gelip duruyor kapı önünde...

y. dedi ki...

çok güzel olmuş beenmaya,ben de gölgemin peşindeyim dediğim zaman birini ,birşeyi arıyorum sanıyorlar halbuki en çok aradığım kendim,en çok kaybetmekten korktuğum yine kendim.kendimi,içimi,duygularımı,kelimelerimi kaybedersem bir hiç olurum,hiçlik en çok korktuğumuz şey değil mi?

Bekriya dedi ki...

sonbahardan mıdır neden bilmem içimin suları durulmuş, öyle dingin bir nehir gibi.

bakıyorum ama görmeden ... kelimeler mi dedin maya ? onlar artık yoklar, lal olmuş diller var .

Muhabbet Çiçeğim dedi ki...

İnsan bazen unutmak istemesede gerçekten unutuyor, yavaş yavaş, zamanla. Bir bakmışsın hiç yaşanmamış gibi.
Çok güzeldi canım yine. Sevgiyle kal.

b.n.n. dedi ki...

hep bir gölgenin ardı sıra gidiyor insan,,,ve en çok kendi gölgesine çarptığında canı acıyor,,,zamana bırakıyor sonra,,,sonra? sonrası bir hayal, biraz hayat,,, düşlerinin ucunu açıyor da kalemtraşıyla başlıyor yazmaya,,, ama kelimeleri öylesine gerçek ki!
ne yapar insanoğlu unutmadıklarını unutup, unutamadıklarıyla kaldığında?

ferkul dedi ki...

yalnız değilsiniz..)

meltem dedi ki...

GERÇEK ÖYKÜ SENİN İÇİNDE GERÇEK KAHRAMANLAR NERDE:)

beenmaya dedi ki...

@Belgin: gözlerde konuşuyor yeri geldiğinde merak etme sen :)))

@Ateş Böceği: uyanıyoruz düş, uyuyoruz gerçek öyle değil mi...

beenmaya dedi ki...

@y: ne yapıyorsak aslında önce ve sadece kendimiz için yapıyoruz, yapmalıyız zaten öyle değil mi...

@Bekriya: kelimeler vardır aslında ama o içinin dinginliğinde bir yerlerde takılıp kalmışlardır. yenidne çıkarmak lazım Bekriya...

beenmaya dedi ki...

@Muhabbet Çiçeğim: unutmuyor da aslında çiçeğim unutmuş gibi yapıyor...

@b.n.n: sonrası...işte en çok canımızı yakan kelime bu aslında. geçmişi bitirmeden, şimdiyi yaşamadan hep sonraya atıyoruz yaşamamız gereken ne varsa. oysa herşeyi zamanında yaşamalı insan aslında...

beenmaya dedi ki...

@ferkul: biliyorum :)))

@meltem: kendi içimdeki öyküyü bulabilirsem onları da görebilirim :)))

Hayat dedi ki...

Aramakla bulunmaz lâkin; bulanlar ARAYANLARDIR!...
Bulacağına inanıyorum.
Kolay gelsin, sevgiler... :))

beenmaya dedi ki...

@Hayat: bulanlar arayanlardır evet peki ya birgün denk gelsek mesela olmaz mı :)))

teşekküe ederim :)))

kamikaze dedi ki...

ellerine,yüreğine sağlık.yine beenmaya tadında bir yazı.

Doğan Ömür dedi ki...

Daha önce de yazdığım ve devamını defaten sayfamda yazmak istediğim notlarım:
Yalan, kelimelerle başladı... Kelimeler olmasaydı yalan olmazdı...
Kelimeler, gerçeğin eğilip bükülmesinden başka bir şey değildir...
Kelimeler, kaçmak istediğim bir sevgili oldu benim için hep; her kaçmak istediğimde daha fazla kapıldığım...
Düşlerde kelimelere yer yoktur ve belki de bu yüzden hayattaki en gerçek şey düşlerdir derdim hep! Kelimelerin düşlere de bulaştığını gördüm ve düşlerden de ümidimi kesmeye başladım...
Kestim ümidimi, kesti...
Kestiği yerler acıyor veriyor...

Hayat dedi ki...

Olmaz mı hiç? Şâhane olur!... :))
'Senden, sana' sevgiler...
(Sufi'nin bu içtenliği çok hoşuma gitti ve aynıyle sana gönderiyorum, zevkle...)

özlem dedi ki...

Ben de senin gibiyim.

dwarfwaves dedi ki...

ah keşke ben de kelimeleri unutabilsem,ezberimde öyle çok kan kırmızısı kelimem var ki..elimi uzattığım her yürek tenimi tutuştururken,lal kesilmiş dilim yerine satırlardan fışkırır alev alev unutulmazlar...kelime yanığı oldu her yanım....o yüzden sebepsizim,o yüzden yalnız...

duygu dedi ki...

birgün denk gelsek?.harika olur:)

beenmaya dedi ki...

@kamikaze: teşekkür ederim canım sevgiler :))

@Doğan Ömür: kelimelerden öte yalan aslında bizlerle başlamadı mı? yalanı bizden değilmiş gibi, bize uzakmış gibi düşünüp, öyle davranıp kelimelerimize, düşlerimize tüm hayatımıza ve en çok da kendimize bulaştıran bizler değil miyiz? bizler kirletmedik mi aslında kelimeleri ne dersin...

@Hayat: o zaman benden de "senden sana sevgiler :)))

beenmaya dedi ki...

@özlem: nedense hiç şaşırmadım :))

@dwarfwaves: bakma unuttum dememe sen benim aslında unutmuyoruz hiçbir şeyi. unutmuş gibi yapıyoruz sadece ağırlığından kurtulmak için. bu yüzden değil mi zaten bütün bu kesikler, yanıklar...

@duygu: bence de :))

ercanduzgun206 dedi ki...

Yazıyı okuduktan sonra düşündüm de haklısın galiba 'İçimi unutuyorum...' derken.
Ben de aynı öyle. Dışardan bakarken çok çok yabancı geliyorum kendime. Fazla değil 3 yıl öncesinde yazdığım mektuplarıma uzaydan gelen cisim gözüyle bakıyor, aşağılıyorum kendimi. Şu an da çok yabancı hala bana. En çok başkalarını tanımaya çalışıyorum. Ama kendimi tanımadan henüz. Ne zor bir şey aslında!

Yanlışlıkla kaydedilmiş, arkadaşlarla muhabbetimi dinliyorum. Çok çok şaşırıyorum kendime, söylediklerime. Gülüyorum, gülüyorum, gülüyorum. Halbuki en fazla bir ay olmuştur bu olayı yaşamam.(Paylaşamıyorum kimseyle bunu, daha doğrusu paylaşmak istemiyorum. İçim izin vermiyor buna.) Acaba düşünmeden, özgürce konuştuğum için mi bu kadar rahatsız ediyor beni? Bilmiyorum. Galiba senin dediğin gibi 'içimdeki öykü'yü yoklamayı ihmal ettiğim için, hiç tanımadığım bir ziyaretçinin emanetleri gibi geliyor bu -sözüm ona- bana ait şeyler. Yarın bir gün emanetleri geri verecekmişim gibi. Sahiplenmemeliyim, ne de olsa bana ait değil onlar, olmamalı. Ne tuhaf harbiden!

Düşününce çok anlamsız geliyorum kendi kendime. Sonra vaz geçiyorum. Henüz kendimi aramaya çıkmadan dönüyorum yoldan geriye. Yine eski tas eski hamam benimkisi.

Senin yazın sadece bir kaç dakikalığına farkındalık yarattı bende. Ama çözüme ulaştırmadı. Zaten kendimden korktuğum için bıraktım, terkettim yazını da 'içimdeki öykü'yü sormaya çabalamayı da.

Korktum. Evet korkağım ben. KORKAK.

beenmaya dedi ki...

@ercanduzgun206: hangimiz değiliz ki sevgili ercan hangimiz göğsünü gere gere ben değilim diyebilir ki...