4.11.2009

VAZGEÇİLMEYEN

Hiç vazgeçmedin benden. Ben senden ne çok geçtim oysa...

Yaşadığım hayalkırıklıklarının acısını senden çıkarıp adını kaç kez sildim belleğimden. Kendi hatalarımı kabul etmeyip, herşeyi senden bildim. Her gideni bahane edip kimbilir kaç kez küfür ettim varlığına. Yok saydım, görmezden geldim, kabul etmedim, yalan dedim, elimin tersiyle ittim seni. Senden gelen hiçbir şeyi üzerime alınmadım. Neye niyet neye kısmet diye geçiştirdim sana dair halleri. İnanmadığım bir masal oldun çoğu zaman, yadsıdığım bir gerçek...Ben senden geçtim ama sen benden hiç vazgeçmedin.

Bugünlerde yine benimlesin biliyorum. İnce hesaplar peşindesin. Attığım her adımın izinde...Zaman zaman sadece benim duyabildiğim ayak seslerin çalınıyor kulağıma. Ensemde içimi ürperten nefesini hissediyorum olur olmaz yerlerde. Ardıma dönüp baktığımda peşimsıra gelen gölgeni farkediyorum. Sağımda, solumda, geçtiğim sokaklarda, bir toplantının tam ortasında, bir hüznün saklı yaşında, bir sevincin kahkahasında, okuduğum kitabın satırlarında, seyrettiğim filmin olmadık bir sahnesinde, bir günün tükenişinde, yeni bir sabahın telaşında, uyurken gerçeğim, uyanıkken düşümde...Ne kadar inkar etmeye çalışırsam çalışayım yavaş yavaş gözlerimde, kulaklarımda, ellerimde, içimde...

Bir ışık yansıması var belli belirsiz okuduğum satırların üzerinde. İşte yine buralardasın. Ne kadar saklamaya çalışırsan çalış belli ediyorsun kendini. Gölgen okuduğum sayfanın üzerinde geziniyor, tek bir satırın üzerine düşüveriyor sessizce...

*İnsanlar yarım yürektir. Bulabilirsen diğer yanını hemen tamamla...

Gülümsüyorum.

Şimdi değil biliyorum. Henüz erken. Aklım kendi sınırlarını aşmaya, yüreğim taşkınlıklar yapmaya hazır değil şu anda. Kendi kendimin peşindeyim daha ben. Kaybettiğim zamanların telaşında kendimi telafi etmelerdeyim. Yol yorgunu hala bedenim. Yüreğim hala toparlanmalarda...

Ama bilirsin beni. Ne kadar kızsam etsem de adımlarım elbet çıkar yine senin olduğun yollara. Yeniden mutlaka seninle anılır, sana dair yazılır adım. Şimdi değil belki. Ama aklımın takvimi yüreğimin mevsimine uyduğu bir gün mutlaka...

*Adı hatırlanmayan bir film repliğinden alıntıdır.


Görsel: Deviantart

30 yorum:

haykırış dedi ki...

İşte bu cümle, "İnsanlar yarım yürektir. Bulabilirsen diğer yanını hemen tamamla..." olayın özünü nakşediyor.
Paylaşım için teşekkürler, eline sağlık..
Sevgi ve Saygıyla

öykü dedi ki...

O hıc vazgecmeyen ,
adım adım takıpte olsada
aslında hıcbı zaman bı sonuca varmaycak adımlara sahıp
Cunku sen ondan defalarca vazgecmıssın..

sufi dedi ki...

*İnsanlar yarım yürektir. Bulabilirsen diğer yanını hemen tamamla...*
Bu sözleri sen strongladın.Onun için ben ÖYKÜ me katılmıyorum.aklının takvimini yüreğinin mevsimini bu güne ayarla ve hemen kendini onunla tamamla.Çünkü o senden ayrı hiç değil.Sevgimle.

Pusulasız Hayat Kitap Sesleri dedi ki...

Hangi film?
Merak ettim ben:)

coffeé dedi ki...

"aklımın takvimi yüreğimin mevsimine uyduğu bir gün mutlaka."

en güzel mevsimlerde uyanır yüreğinin sesine umarım...

öperim :)

aysema dedi ki...

Gel de Behçet Necatiğil'i konuşturma bura da? Tam sırası...

"Sevgileri yarınlara bıraktınız

Bitmeyen işler yüzünden

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi."

Kalbinizi dolduran duyguların öbür yarısıyla buluşması dileğiyle...

Ateş Böceği dedi ki...

:(

Yarım yüreğizde o diğer yarıyı bulmak kolaymıdır .Bilemedim yıllarca yollarca belkide ömürce aranır ama tam bulundu anda gerçekle hayal bir birine karışır...

a. dedi ki...

Ne güzel bir sözmüş...
Ve sen üstüne ne çok şey koymuşsun...

ELİF dedi ki...

Yüreğim hala toparlanmalarda diyorsun,onun toparlamasını istemiyorsun,eksik yüreğinin tamamlamasını istemiyorsun...
Yüreğinin kuşlar gibi çoşmasını istemiyorsun...

Ya canım sen ne istiyorsun..
Adının sadece onunla anılmasını mı?

Bırak yüreğini kuşlar gibi özgür uçsun,yüreğine...

sadeceselin dedi ki...

Desene o film olmadan önce, biz küçükken kalpler satın alır yarısını en sevdiğimiz dostumuza verirdik. 2 minik kolye, teki bende, teki onda. Benimde aklıma bu geldi senin film repliğinin üzerine. Bazen yapmasamıydık diye düşünmekten kendimi alamıyorum. O insan aldı kalbin yarısını gitti. Bulsam da alsam geri, hakedene versem. Ya da benimle kalsa bir ömür boyu. Kalemini sevdiğim, kocaman öperim.

İ.x.İ.r dedi ki...

Aklının takvimi yüreğinin mevsimine uyduğu zaman ya çok geçse..?

*Filmi ben de merak ettim Özlemim:))

Mademoiselle Coco dedi ki...

Ben tamamen ve belki de bugünlerde bir hayli kendime dönük olduğumdan yazını aktarmak istediğinden farklı algılamış olabilirim. Ama yazıda anlatılan "vazgeçilemeyen kişi" benim için nostaljik bir hatıra, yarım kalan bir hikaye ya da kırık bir kalp tınısı değil; henüz vakti gelmemiş, belki de henüz tanışılmamış birisi ve o birisinin bir gün geleceği düşüncesinden vazgeçmemek...
Dilerim herkes, bir gün o "öbür yarım yüreği"ni bulur. Geç olsun, güç olmasın.

foodbynil dedi ki...

yoktum ama takibindeydim bebeğim, nedense sen yazınca herşey samimi duruyor, kocaman yüreğinin olduğunu biliyorum mayam. Hepimiz geride bıraktıklarımızla yaşıyoruz, yaşatıyoruz onları. Yine çok güzeldi..

maça kızı dedi ki...

bu da başka bi filmden alıntı.yazını okuyunca söylemek istedim.

"Gerçek aşk, gerçekten olmadığı yerde asla bulunamaz ve gerçekten olduğu yerde de asla saklanamaz"

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

beenmaya bu mükemmel bir yazıydı ; iki kez ardarda okudum.Bu yazı hakkında sana bir mail atacağım , çok ilginç ..

Adsız dedi ki...

Sevgili Beenmaya.Seni niye bu kadar tutkuyla takip ettiğimi bilmiyorum. Belki içimdeki sesi dillendiriyorsun ondandır.Yazılarını o kadar kendimden buluyorumki utanmasam sahiplenecem :((

Geçenlerde seni çok beğeniyle takip ettiğim bir blog'a tavsiye ettim onu da sana tavsiye ediyorum eminim yazılarını beğeneceksin "GÜRAY ONOK".
Sevgimle kızıl saçlı kadın...
Kendine iyi bak ve hep aramızda ol biz buradayız

beenmaya dedi ki...

@haykırış: aynen öyle sevgili haykırış; tek bir cümle ama koca bir dünya barındırıyor içersinde öyle değil mi...teşekkürler sevgiler...

@öykü: gerçekten vazgeçtim mi aslında orası tartışılır be öyküm. her seferinde bir dönüş varsa hele ki içinde, her seferinde kanıyorsan tekrar ya bu sefer olursa diye belki de benimkisi hayalkırıklığını örtmek için vazgeçmiş gibi yapmaktır ne dersin...öpüyorum seni kocaman...

@sufim: o benden hiç ayrı değil aslında haklısın sufim. bir ada, cisme, isme bürünmese bile içimde bir yerlerde hep var ve her zaman da olacak...

@özlem: güzel soru ama cevap hatırlanmıyor ne yazık ki güzelim. ama hatırlandığı an söylenecektir emin ol :))

beenmaya dedi ki...

@coffeé: dileğin hepimiz için dileğimdir canım benim...ben daha çok öperim :))

@aysema: hem de nasıl güzel gitti bu dizeler biliyor musun sağolasın :))

@Ateş Böceği: belki kimine göre kolay kimine göre zordur be güzelim. hatta kimi belki de hiç denk gelmez diğer yarıya.ama inanırım ki diğer yarı mutlaka vardır...

@a..nur: gerçekten de çok güzel bir söz ve de çok büyük anlamlı. öyle ki hangi filmden aldığımı bile unutmuşum ama bu sözü belleğime kazımışım işte :))

beenmaya dedi ki...

@Elif..den: dediğin gibi bırak malı, bırakıp akmalı sonsuzluğa aslında ama işte o korku yok mu be güzelim geçmişten gelip de geleceği engelleyen o korku...

@Galadriel Ar Feiniel: dost, sevgili fark etmez aslında kalp söz konusu olduğunda ki asıl mesele hak edene vermekte. peki ya hak edeni nasıl bilecek yürek bak bunu bilemedim işte. hitabını sevdiğim bak şimdi nasıl farklı bir konuya getirdin yazmalı bunun üzerine de hatta sen yaz ki ben okuyayım olmaz mı :))

@İ.x.İ.r: can adaşım kime göre ve neye göre geç peki bu soru çok zor bir soru işte. filme gelince valla hatırlamıyorum ki :))

@Mademoiselle Coco: aslında bu yazıyı yazarken bende aynı senin gibi düşünmüştüm. geçmiş değil de beklenen geleceğe dair. dileğin dileğimdir bu arada teşekkürler sevgiler :))

beenmaya dedi ki...

@perikızı: perim benim teşekkür ederim güzel sözlerin için. özletme kendini çok arada ses ver böyle emi öperim seni :))

@maça kızı: valla şapka çıkartılacak bir söz bu sağolasın. bu arada ben hangi film olduğunu unuttum peki sen biliyor musun :))

@Batuhan Doğu Alkaya: bak şimdi sen böyle diyorsan vardır bir nedeni ve çok merak ettim. beklemekteyim mailini çabuk yolla :)) bu arada beğenin içinde teşekkür ederim :))

@Adsız: bu güzel sözler üzerine ne desem bilemedim şimdi. çok ama çok teşekkür ederim mahçup ettin beni :)) keşke bir de ismini söyleseydin de sana isminle hitap edebilseydim :))

Güray Onok'u biliyorum çok sık olmasa da hatta birara sanırım uzun bir mola verdi gerçekten çok iyi yazmakta hatta laf aramızda imrenme ve kıskançlıkla takip ettiklerimden biri :))

tekrar ve tekrar çok teşekkürler. ben sanırım buralarda olacağım umarım sen de olursun :))

Adsız dedi ki...

Neydi şimdi bu yazı böyle? Hatırlamak bile istemediğim zamanın birinde çekip gidenin ağzından duymak istediğim şeyleri nasıl O'ymuşcasına yazabildin ki? Sen O musun, yoksa aynı şeylerimi yaşıyor herkes... Bu yazını burada noktalamamalısın, aynanın karşısına geçip "vazgeçilmeyen" elbisesini çıkarıp bir de "vazgeçmeyen" olup onun dilinden yazmalısın... Duyguları ifade etmekte zorlanır isen vazgeçilen ama vazgeçmeyen biri olarak sana seve seve yardım edebilirim...

Tyfn

beenmaya dedi ki...

@Tyfn: birebir aynısı olmasa da evet çok benzer öykülerin kahramanları oluyoruz hepimiz aslında. yaşananlar çoğu zaman o kadar yakın ve hatta aynı ki. tek fark kahramanların yaşananlara yükledikleri anlam, sevincin ve acının kahramanların dilinde ağırlık, zaman vb şekillerde yer buluşu...

O değilim elbette. ama ben de mutlaka bir gün O'nun gibi oldum. ve bir başka günde aynı senin gibi...

aynanın karşısına geçip de diğer tarafın dilinden yazmaya gelince haklısın bunu da yazmalıyım çünkü her kahramanın anlatacak, anlatılacak iyi-kötü bir öyküsü vardır öyle değil mi...mutlaka deneyeceğim ve yapamadığım yerlerde senden yardım isteyeceğim.

pek de hoş olmayan zamanlara dair yaşattığım geri dönüşler için lütfen kusuruma bakma. bundan sonrasına dair anlatacağın, hatırlayacağın güzel anılar biriktirmen dileğiyle...

sevgiler...

Tayfun dedi ki...

Bilir misin, neler yapıldığını, yanmışların ardından dökülen grilerin hangi bedenlere, ne olarak karıştığını?
Eskilerden gelen bir gelenektir yakılanları bedene karıştırmak. Silinmez, unutulmaz yapmak.
Ben de yaşadım bunu, rastladım ama şaşırmadım. Yandı kalbim, bir garip ateş içinde, o da dönüştü grilerden dağılmış parça parça küle.
Peki ne yapılacaktı da karışacaktı o tükenmiş şey bu bedene yine?
Cevabı o eski gelenekte. Karıştırılırmış o gri kül her bir rengin en canlı hizmetkarı ile. Kırmızısı kan, koyu sarısı portakal çiçeği, yeşili nane yaprakları, mavisi dökülmüş biraz da kurumuş nilüfer ile. Sonrası ateş değmiş iğnenin sivri ucunda başlarmış. Dolarmış demir haznesine tüm renkler ayrı ayrı, aynı resme, aynı şekle biçim vermeye ve canlı bir kalp geçen her saniye ile dönüşürmüş silinmeyecek fakat artık cansız bir dövmeye.


Geri dönüşten rahatsız olmadım, aksine söylemek isteyip de benden gizlediği şeyleri seslendirmişsin, bu da öyle yada böyle beni mutlu etti...

Böyle yazmaya devam etmen dileklerimle...

Tyfn

beenmaya dedi ki...

@Tayfun: güzel gerçekten çok güzel. ben böyle ifade edemezdim kesinlikle. dahasını da yazmalısın. dahasını da okumak istedim hatta ama blogun davetliymiş :)))

Tayfun dedi ki...

Yine daldım bir özlem kuyusuna yine bu yazı iyi geldi...
İzninle yazını kendi blogumda sizin yazdığınızı belirterek ve sayfanıza bağlantı vererek kullanmak istiyorum...(bu gerçek bir istekti..) ve burada yazılan şeyleri O'nun da biraz olsun yaşayıp hissettiğini umut ediyorum.. (bu ise hayal vari bir istek...)

beenmaya dedi ki...

@Tayfun: benim için bir onurdur sevgili Tayfun teşekkür ederim layık gördüğün için...

tüm niyetlerinin, isteklerinin düş gibi ama gerçek olması dileğiyle...

Tayfun dedi ki...

Aylar sonra ondan ilk cevabı yazdığın kelimeler sayesinde duydum...keza okuduklarıma üzüldüm, öfkelendim..ve şöyle hissettim; bunca zaman aşk dediğim kız yalan bir oyunmuş, bende kendimi o yalanın bir sahnesi sanarken anladım ki topu topu tek perdelik gösterisiymişim..kötü bir şey...

beenmaya dedi ki...

@Tayfun: keşke duyduğun kelimeler iyiden, güzelden yana olsaydı...

ama şunu sakın unutma; aşk birinde bir şeyde değil, önce senin içinde...

Unknown dedi ki...

icimizde kopan firtinalari kaleminize o kadar yakistirmissiniz ki... ahh ah cok kotu zaman da geldi! ama toparlanir gibi oldum, tesekkur ediyorum. bundan sonra bende yakin takipdeyim... sevgilerimle.

beenmaya dedi ki...

@yunus: kötü zamanda geldi demişsiniz ya üzüldüm. ama dilerim ki en kısa sürede iyi zamanlara da denk gelir kelimelerim :))

teşekkür ederim ve hoş geldiniz hem şimdi hem de sonrası için :))

bu arada iyi bayramlar...