Pages

NEREDESİN GRİNGO

24.07.2010
Hatırlarsan biz, duruşuna düşsel gıcırtılar yakıştırdığımız tozlu bir çıkrığın dibine oturmuş, bir yandan ellerimizi belli belirsiz aydınlatan beyaz leblebiyle bira içiyor, bir yandan da masmavi susuyorduk. Zamanlardan yaratılmış bir mekandaydık sanki, her şeyi aynı anda, ancak susarak yaşayabiliyorduk. Gene de sen arada bir aynaya bakıyordun. Kendini yokluyordun belki; hala yaşayıp yaşamadığına şöyle bir göz atıyor, masaya abanan bedenini gördükçe de kendini kendi gözünden biraz daha siliyordun. Biliyorum, elinden gelse her şeye karışıp başka gözlerden de silinecektin. Renklerin ardına gizlenmiş bir renk gibi tıpkı. Ama silinemiyordun ve vardın. Üstelik hem ayna hem de masadaydın. İş arkadaşlarının gönlündeydin elindeki kahverengi çantayla. Onlarla birlikte şehrin her köşesine dağılmıştın; çocuğunun geçmişinde ve geleceğindeydin, karının aklındaydın, kardeşlerinin kardeşlik duygularında, bir denizin belleğinde, kendine mektuplar yazan bir adamın hatıralarında, kitapçıların bilgisayarındaydın. Öyle çoktun ki yoktun.

Gözlerinse maviydi, nereye bakarsan bak, iki damla deniz içine çeke çeke kendini martısızlığa vuruyordu. Zaten, iki martısızdık biz; o gün Han’da çalınan şarkılar şarkı değil, içimizdeki yosunların iniltisiydi. Ağır ağır kum evrenleri çöküyordu içimize. Bir şeylerin altında kayboluyorduk bu yüzden; Han’ın önünden gelip geçen insanların sözgelimi, bir bakışın, düşlerimizi paramparça eden bir sesin, kokuşan ilişkilerin, her gün tozu alınan yalanların...



NEREDESİN GRİNGO
HASAN ALİ TOPTAŞ



Görsel: Deviantart

10 sayfa ekleyen:

Dalgaları Aşmak dedi ki...

"Saatler sonra, Poe’nun öykülerini konuşmaya başladığımızda, kum göçüklerinin kocaman karanlığı vardı sesimizde. Kum kosterleri Morg Sokağı’na dalmıştı kuşkusuz ve garsonlar birer denizci hayaletine benzemişlerdi. Han denizdeydi sanki, hepimiz, yavaş yavaş karanlık suların geleceğine doğru sürükleniyorduk."

Seni okuduktan sonra,nette okumaya devam ettim Hasan ali Toptaş'ı ve büyük bir yazarla tanıştım.Çok teşekkürler.

Sevgilerimle

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

O kadar cok olup, yok olmak bugunlerde hissettigim bir duyguya baslik olacak kadar yakin bana... Cok dogru, ama cok dogru bazen...

b.n.n. dedi ki...

diyecektim ki kelimelerin değişmiş,,,yazının sonunda anladım=)))
çok gerçekçi bir yazı olmuş, acıyı tam 12 den zıpkınla vurmak gibi,,beğendim;) bazen söylemek istediğini 12den söyleyeceksin ki hedef şaşmasın,,,

adsoy dedi ki...

toptaş yazın okunur sen de en iyi zamanda toptaş okuyorsun. ne güzel.

son kıllanma tarihi dedi ki...

toptaş'ı herkes okumalı..

beenmaya dedi ki...

@Dalgaları Aşmak: ne mutlu bana o halde bu tanışmaya vesile olduysam :)))

ve eminim ki bu tanışma sana çok şey katacak bana kattığı gibi...

sevgiler benden...

beenmaya dedi ki...

@Mehtap Pasin Gualano: Hasan Ali Toptaş'ı okuduğumda en çok hissettiğim duygu da bu zaten...hissettiklerimi bu kadar sadece, basit yalın bir dille ama bu kadar güzel bir şekilde dile dökmesi...

beenmaya dedi ki...

@b.n.n: hatta bence bütün bir hikayeyi okumalısın sen bütün hikayelerini eminim ki çok beğeneceksin...

bu arada ah diyorum keşke becerebilsem Hasan Ali Toptaş gibi yazabilmeyi ama nerede :))

beenmaya dedi ki...

@adsoy: okundu ve iyi oldu gerçekten de...

beenmaya dedi ki...

@son kıllanma tarihi: kesinlikle...