Pages

GERÇEK...

27.11.2010
Her gerçek her zihinde yeni bir gerçekliğe bürünür. Kimse kimsenin hikayesini anlatamaz. Herkes herkesin hikayesini yeniden yazar. Anılar izafi. Tıpkı zaman gibi. Biz nasıl yaşarsak anılarımız da öyle oluşur. Tüm huylarımız bulaşır anılara. Tüm hayallerimiz ve beklentilerimiz. Kinimiz biçimlendirir onları. Öfkemiz kabartır. Kendimize güvensizliğimiz yontar sonra. Kötücül ne varsa bünyemizde, hafızamıza sirayet eder. O yüzden kimse kimsenin gerçek hikayesini anlatamaz. Herkes herkese yeniden, yeniden, yeniden gerçekler yazar. Tek doğru olmadığı gibi tek tarih de yoktur o yüzden. Onun kişisel tarihi bile, belki de, bin tane.

O zaman gerçek ne?

Bir anlık kıvılcım. Olup bittiği anda var olan. Sonrası külliyen hatıra. Hem yaşayan için, hem o yaşama tanık olan için. Tarih hafızadan kağıda geçerken bile tıpkı kulaktan kulağa oyunundaki kelimeler gibi girdaplara kapılır. Hallerden hallere dönüşür. Kaybolur.

Gerçek hep kaybolur.


MADAM ARTHUR BEY VE HAYATINDAKİ HER ŞEY
MİNE SÖĞÜT



Görsel: Deviantart

22 sayfa ekleyen:

AVRAM USTA dedi ki...

...
Tüm olan biten şey , insanın gerçeğinin kendi içinde olması ve bizim o gerçeğe bağlı olarak , sadece kabullerimizi belirlememizdir.Aslında zorunlu olarak yapmamız gerekendir bu çünkü tüm o duygular bu gerçekliğin içinde yer alır.Ya bu duygulara uyduracağız gerçeği yada duygulardan arınmış basit gerçeğe ulaşacağız.
Basit – yalın gerçek , can yakıcıdır ve doğrudan insan vicdanına dokunur.Yani gerçek dediğimiz şeyi ruhumuz bedenimiz aklımız kaldıramayabilir doğrudan insani noktamıza dokunduğu için.
İşte tam da bu noktada “Akıl” devreye girer ve dizginleri eline alır .Akıl , basit ve yalın gerçekliğin ağırlığına , şiddetine göre her zaman kendi gerçeğini yaratmaktadır ve “bugün”ü yani ”an” lar demetini , kişisel tarihi değiştirerek ulaşır , işte bu oynanmış gerçekliğe.
...
Temmuz ayı falan-dı sanırım bunu yazdığımda...

beenmaya dedi ki...

@AVRAM USTA: "oynanmış gerçekliğe ulaştıran aklın izlediği yok"...

çok ama çok güzel bir tanım bu da, çok güzel bir açıklama...

eğer yayınladın da ben kaçırduysam bu yazıyı üzülürüm AVRAM USTA!

AVRAM USTA dedi ki...

@Beenmaya , sanırım o paragraftan sonra ben de Mİne Söğütçü'nün kitabını alacağım;Radikal-kitapta okudum röportajını.AŞağıda yazının linki var.

http://halilektem.blogspot.com/2010/09/nedir-ki-gercek-dedigimiz-algi.html

beenmaya dedi ki...

@AVRAM USTA: valla Mine Söğüt sevgim sık sık kitaplarından alıntılar yapmamdan, sevdiklerime kitaplarını hediye etmekten ve soran herkese önermekten bellidir biraz. yani kısaca şiddetle öneriyorum hatta istersen ben hediye edeyim :)))

yazıyı hemen okuyorum...

Zuihitsu dedi ki...

Ben de alayım Beenmaya'cım. Çok sevdim alıntıları.. sağol:)

haykırış dedi ki...

Sayın beenmaya,
Beni masrafa soktuğunuzu bilmenizi isterim.
Vallahi hemen hemen her yazınızı okuduktan sonra ki gün tavsiye kitaplarınızı ala ala bütçem şaşkınlıkları oynamaya başladı haberiniz ola:-))
Şaka bir yana her tavsiyeniz bizler için harika bilgiler içeriyor ve o sayede bilmediğimiz ne de çok şeyin farkına varır olduğumuzu anlıyoruz.
İyi ki varsınız..
Saygılarımı sunuyorum..

gereksiz adam dedi ki...

evet evet. bizi hiç eden de bu hatıralar değil mi?

offff aklımdan geçenlerin sonu ''an' ın tadını çıkart'' ya da ''%100 düşünce gücü'' ne gidecek...

susuyorum..

ama evet, kıvılcımlar ve peşi sıra gelen hatıralar...

başka başka şeyler geliyor aklıma, yazıdan koptum sanırım...

saygılar.

Onur dedi ki...

"Biz nasıl yaşarsak anılarımız da öyle oluşur."

Bu cümle herşeyi özetliyor zaten.

Güzel bir hafta dilerim sevgili Beenmaya...

beenmaya dedi ki...

@Zuihitsu: pişman olmayacağına eminim. öperim :))

beenmaya dedi ki...

@haykırış: kitaba verilen para her şeye değer dediğinize eminim ama sizin de aynı benim dediğim gibi :))

ah abim daha okunacak öyle çok kitap var ki nasıl yeteceğiz inanın bilmiyorum...

beenmaya dedi ki...

@gereksiz adam: o aklına gelen başka başka şeyleri yazdın mı acaba merak ettim şimdi...

beenmaya dedi ki...

@Onur: sana da iyi bir hafta dilerim sevgili Onur. çok ama çok teşekkürler sevgiler...

Elif Gizem dedi ki...

Mayam çok güzelmiş... Bu arada yeni sipariş ettiğim kitaplar arasında Mine Söğüt'ün Şahbaz'ın Harikulade Yılını da sipariş verdim. Bu hafta elimde olur. Çok heyecanlıyım:)

beenmaya dedi ki...

@Elif Gizem: ben de bu alıntıyı yaptığım son kitabını dün bitirdim. tadı damağımda kaldı yine...

bakalım Şahbaz'ın dilinden yazılanları beğenecek misin?

Yazgüneşi dedi ki...

iriktirirken anılarımızı...
kendi imzamızı atıyoruz galiba onlara...
hani aynı hadiseyi bir başkası yaşasa -olmaz da, varsayalım olsa- başka bir şeyler biriktirir galiba...

sanki aynı kitapta
farklı cümlelerin altını çizmek gibi galiba....

güzel birikimlere....

beenmaya dedi ki...

@Yazgüneşi: yürek dilimiz aynı olsa bile her birimizin baktığı nokta, gördüğü yer, alacağı tat, kalağı iz, her biri farklı elbette ve dediğin gibi bu yüzden de farklı oluyor olacak imzalarımız her seferinde...

ne iyi ettin de geldin Yazgüneşi. hele ki bugün aklından sana uğramayı geçirdiğim saatlerde :))

AyŞeGüL dedi ki...

BAK ŞİMDİ SIRADA BEKLEYEN KİTAPLAR ARASINA GİRDİ BU DA İYİ Mİ :) ÖPERİM MAYA'M..

beenmaya dedi ki...

@AyŞeGüL: ah ah bitmiyor ki yetişemiyorum ki hiçbirine ben de :))

gereksiz adam dedi ki...

@beenmaya

yok yazmadım, gelenler beni bile sarmadı..:) mutluluk reçetesi gibi bir şeydi.. pöfff bana göre değil...

sufi dedi ki...

Seviyorum; sevdim olur.
Gülüyorum; güldüm.
Özlüyorum; özledim.
girdaplara takılan anılar yıllar sonra kitap arasına sıkıştırılmış notlar gibi bir gün elegeçer ve başkaldırır.
Kucakladım seni.

beenmaya dedi ki...

@gereksiz adam: işin içersinde saf mutluluk olduğunda nedense bizi pek açmıyor değil mi :)))

beenmaya dedi ki...

@sufi: ama ben her zaman kucaklarım seni her zaman :)))