Pages

TEK BİR CÜMLE, KOCA BİR DÜNYA

1.12.2008
Varolan kitaplığım dışında annemin tüm söylenmelerine karşın yatağımın başında oluşturduğum küçük çaplı bir başka kitaplığın üzerinden ilk kitabı çekip alıyorum. Latife Tekin, Unutma Bahçesi...

Bu kitap ilk olarak ismiyle dikkatimi çekmişti ama rastgele açıp da okuduğum tek bir cümle sayesinde alıp okumuştum. Hani bazen tek bir söz, bakış, dokunuş yeter ya, içinde koca bir dünya saklıdır aslında, bana da tek bir cümle yetmişti işte bu kitapla aramda tarifi olmayan güçlü bir bağ kurmaya...

Ne tesadüf ki şimdi de ilk olarak sevgili voodoo girl’ün sayfasında rastladığım, sevgili Nily’in de sihirli değneğiyle dört bir yana dağıtıp yaydığını gördüğüm, bana göre gelmiş geçmiş en güzel mim olan bu oyun için yine tek bir cümle yazmam gerekiyor. İşte 56. sayfadaki içinde koca bir dünyanın saklı olduğu 5. cümle...

“Unuttuğum şeylerin üzüntüsünü pek duymam artık ama yorgunluğunu hissettiğim olur”

Unutmakla ya da benim lügatımdaki karşılığı olan ‘unutmuş gibi yapmakla’ ilgili söylenebilecek o kadar çok şey var ki...Ama ben tek bir cümlenin içine sığmış olan bu koca dünya üzerine başka bir söz söylemek istemiyorum. En azından şimdilik...

Bu mim bir oyun gibi. İsteyen herkes oynayabilir, kimseye paslanmıyor. Tek yapmanız gereken;

*Kendinize en yakın kitabı almak
*Sayfa 56’yı açmak
*5.cümleyi bulmak
*Cümleyi bu kurallar ile birlikte yayınlamak
*En sevdiğiniz, en moda veya en entellektüel kitabı seçmeyip, en yakınınızdakini almak...

İşte kurallar bu kadar. Peki ya sizin tek cümledeki koca dünyanız hangisi...

36 sayfa ekleyen:

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

valla önce nily sonra inandığım masallar sonra aydan düşüvermiş kedicim şimdi sen...Şimdi ben yazmasam olmayacak...

Ama okuduğum dört cümlede başka başka hikayeleri getirdi aklıma...oysa ne kadar benziyordu hayatlarımız...Birde bir cümlenin hayatta rasgele seçilmiş bir cümlenin ne kadar ağır olduğunu ne güzel gösteriyor...her cümle hayata kazınan küçük bir yol notu sanki...

Bekriya dedi ki...

güzelmiş :) elim ilk Kürşat Başar'ın "sen olsaydın yapmazdın biliyorum" kitabına gitti ve o malum 5. cümle;


""tanımadığım bir çocuk,gözleri renk değiştiren bir çocuk,bu saatte bavullarını indiren başka kimsenin olmadığı bir otelde, -ben denizin ortasındaki bir kulede bile değilim-,bütün darbelerin kolayca ulaşabileceği bir yerdeyim- ölümden söz ederek, sözü edilecek birinden hiç sözetmeden..." yazıyorum ""

diyor :)

beenmaya dedi ki...

@YALNIZLIK OKULU: geç bile kalmışsın sen yahu hadi bakalım :))

"yol notu" çok güzel bir tanımlama olmuş gerçekten de...diyorum ya işte her cümlede koca bir dünya saklı aslında. kimbilir yolu hangi öyküye çıkan, hangimize yakın duran koca bir dünya...

Maviye Yolculuk dedi ki...

SAna 56. sayfada rastlayan cümle çok anlamlı ama :)Gerçekten de öyle olmaz mı? Üzüntü geçer ama arkasında koca bir yorgunluk bırakarak...YOrulmuş kalpler kolay dinlenemez bir de...

Ps:Ben mim ve blog oyunlarına katılmadığım için hoşuma giden o satır için yorum yapmak istedim :)

Hayatın Ortasında dedi ki...

Ne güzel bir mim :)
5.cümle ise çok manalı..

efsa dedi ki...

kaybolmak istiyorum o tek cümlede. Beni kimse bulmasın :)

beenmaya dedi ki...

@Bekriya: demek az bile kalmış yahu resmen döktürmüş resmen. şimdi insan bu cümleden girer ve kimbilir nerelerden çıkar öyle değil mi :))

beenmaya dedi ki...

@Maviye Yolculuk: evet gerçektende çk anlamlı ve sağlam, üzerine bol bol düşünülüp konuşulabilecek bir cümle çıktı benim karşıma. hatta üzerine yazı bile düşünebilirim :))

beenmaya dedi ki...

@Hayatın Ortasında: evet oyun gibi. ve sanırım şimdiye kadarki en güel mimlerden biri...hani ya senin 5. cümlen :))

beenmaya dedi ki...

@efsa: ben bulurum ama biliyorsun nerede olursan ol bulurum :))

Nily dedi ki...

başka söze gerek kalmamış zaten o bir cümle hepimizin yaşamına dair pek çok anlamı yüklenerek gelmiş..
kitabı merak ettim, okusam iyi olacak sanırım:))

beenmaya dedi ki...

@Nily: şiddetle tavsiye ederim güzel peri :))

Elif dedi ki...

Unuttuğum şeylerin üzüntüsünü pek duymam artık ama yorgunluğunu hissettiğim olur”

ne guzel bır cumle gercekten..
ben hiç denemedım bu oyunu bır ara bende deneyeyım..
sevgılerle...

beenmaya dedi ki...

@elif: hatta yakınlarında bir kitap varsa hemen dene. gerçekten çok hoş bir oyun bu...

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

kitabı çok merak ettim, alayım daaa başka sayfadan fal bakaayım kendimeeeee:))))
cümle cuk oturmuş bu arada hakkaten...

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

En yakınımda Kürşat Başar'ın Başucumda Müzik kitabı vardı. 56. sayfada şöyle der Kürşat Başar
''Birdenbire o neşeli, pırıl pırıl bahar günü, puslu bir kış akşamına dönüştü, o , insana yaşama sevinci veren rüya kasabası silindi...''

Sevgiyle kal canım.

pRncfRn dedi ki...

Okuduğum onlarca mimdeki en güzel cümleydi bu!

Güldem dedi ki...

çok yakın bir arkadaşımla beraber senelerce oynadığımız bir oyun:) unutmuşum seneler olmuş..kendimde oynayabilirim :) hemen bu gece başlayayım:)

Bugünü Yaşama Arzu'su dedi ki...

Eeee kardeşim tabi ki seni beni anlatan; ''Buz gibi bir tutum yaratıcı ateşi söndürür.Islanmanın yolu yazmaktır.'' diyen kurtlarla koşan kadınlar... Şiddetle tavsiye etmekteyim:)

Vladimir dedi ki...

İlk kim başlattı bilmiyorum ama ne güzel oldu bu oyun böyle. :)

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Gercekten unutulanlarin yorgunlugu oluyor degil mi?
benim yanibasimda kucuk prensin iki ayri cevirisi vardi ama 56. sayfa'nin 5. cumlesi her ikisinde de, bir paragrafin tam ortasi oldugu icin, yarimin yarisi bir cumle olarak hic bir anlam ifade etmiyordu. Yanimdaki kitap degisince tekrar oynayacagim bu oyunu..

özlem dedi ki...

Mim konularında hep geriden takip yapıyorum ben.
Bu mime bayıldım ama çok özel bence.
Ben de yapmalıyım hemen:)))
Sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

@deliii: cümle çok fena tam benlik. sana da ne fallık cümleler çıkar kitaptan emin ol buna :))

@Muhabbet Çiçeği: himm bnunu da beğendim :))

@pRncfRn: "unutmak"la ilgili takıntısı olan bende çok beğendim bu cümleyi yalan yok. kitabı da beğeneceğine eminim ben. öneririm :))

@Güldem: ne güzel eski günlere dönmüş gibi :)) ama kendi kendine değil. cümleden bizi de haberdar et tamam mı :))

beenmaya dedi ki...

@kardeşim: ahaha ya nolur bir kerede başka türlü bişi çıksa olmaz mı yaa :))

@Vladimir: sahiden de çok güzel bir oyun oldu bu ya çok keyifli. üzerinde düşünülesi, konuşulası ne çok cümlemiz oldu bir anda ve ne çok cümle paylaştık farkında mısın...

@Mehtap Pasin Gualano: unutulanların mı yoksa unutuyormuş gibi yapıp da aslında unutamamanın verdiği bir yorgunluk mu bu acaba bilemedim...o zaman bilinmeyen bir zamanda bir cümle beklentim var sizden ne güzel süpriz gibi :))

@özlem: bu gerçektende çok farklı bir mim oldu bir oyun gibi. hadi bakalım bekliyorum senin de cümleni :))

ilham perisi dedi ki...

Gel benide bul..Hep sallıyorsun ..Kimsenin üstüne bu kadar düşmem ama anlamıyorsuuuunn..:)

beenmaya dedi ki...

@ilham perisi: aşkolsun ya o ne demek ben seni buldum da çoktan soktum yüreğime. sen yerini bilmiyor musun yahu :))

Adsız dedi ki...

ya dikkatimi çekti bu yazının aynısı alaaddinin sinirli ablası blogundada var.kopyala yapıştır yapılmış.kim kimden araklamış annamadım.

beenmaya dedi ki...

@Adsız: dikkatin ve uyarı mahiyetindeki yorumun için çok teşekkürler. oradaki yazı da bana ait. o blog sayfasınında yazarlarından biri olduğum ve bu mim konusunun daha fazla yayılmasını istediğim için aynı yazımı oraya da ekledim sadece. yani kendi yazımı kendim araklayıp oraya ekledim diyebiliriz :))

Adsız dedi ki...

kitabın adi: spirituellik nedir? nasıl kullanılır?

"Tahmin edilebilirlik, ölümdür ve güç yaşamı bunu reddeder"

harika bir oyun bu :)

beenmaya dedi ki...

@Adsız: bence de öyle :)) ve katıldığın için teşekkürler :))

beyazmavi dedi ki...

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=927612&Date=24.03.2009&CategoryID=77

Latife Tekin unutma bahçesini yazmış olabilir ama hak aramanın, çirkin giden şeylere karşı koymanın unutulmaması gerektiğini anımsıtıyor :)iyiki var

beenmaya dedi ki...

@beyazmavi: aslında "unutmak" diye birşey yoktur, görmezden, bilmezden gelmek vardır demek istiyor ya zaten kendisi...

Karakutu dedi ki...

"ne ısırgan otu gibi vücudu dalayan ve ne sülük gibi ruhu emen fikirlerin kölesi olmadan aydınlık bir Türkiye'yi var edenlerin önderliğinde çağdaşlaşmaya yürümüşüz."

benim duygu dolu benliğime uymadı ama yanımdaki kitabın 56. sayfasının 5.cümlesi gerçeği böyle haykırıyor.

beenmaya dedi ki...

@Karakutu: duygu dolu benliklerimize uymamış belki ama günümüz koşullarına hani geçmişimizi, nasıl bu noktalara geldiğimizi hatırlamak adına pek uygun bir cümle olmuş ne dersin :))))

7.oda dedi ki...

benim bekleyen mimlerim bitmek üzere duyurulur :)

daha önce buna benzer bir mim içerisinden ben de 187. sayfasına gitmiştim en yakınımdaki kitabın:
Bir Cinayetin Psikanalizi

şu anda en yakınımdaki kitap Mutsuzluk Kılavuzu (ki bu haftaki blog yazım bu kitapla ilgili olacak)
ve hemen bakıyorum 56. sayfa 5. cümle aynen şöyle:
"Koru kendini ey güzel kadın, dar elbiselerinle coştur (beni), işkencelere boğ! Ama bana kulak verme gene de."

beenmaya dedi ki...

@7.oda: "ama bana kulak verme gene de" vay be pek ilginç geldi nedense bana bu cümle :))

bu arada senin mim cepte yazılacak merak etme :))