Pages

MASAL

25.09.2009
Gece indi. Zifiri bir karanlık abandı şehrin üzerine. Tüm ağırlığıyla yüreğime. Saçlarımın rengine başka bir yaşamın kokusu bulaştı.

Bir yalanın ipleriyle örülmüş bu şehir. Bir yalanın iplikleri iğnelenmiş yüreğime. Söküldükçe tüm pislikleri çıkıyor gün yüzüne. Söküldükçe tüm yaşanmışlıklar gözlerime vuruyor. Söküle söküle “gerçek” bir sözün kalmıyor. Suskunluğun kaçışına yansıyor.

Haydarpaşa’dan kalkan son trene yetişiyorum nefes nefese. Bu şehir seninle uyuşmuyor artık. Adın bu şehre yakışmıyor. Bindirip de evine geri yolluyorum bu şehri yüreğimden. Koskoca bir boşluk kalıyor senden geriye. Sesim sokaklarda yankılanıyor. Yeni bir şehir kurmam lazım şimdi bu yürekte. Biliyorum.

Bir İstanbul masalı yaşadı gönlüm. İstanbul’u bir masal gibi yaşadı. Başka bir şehrin kahramanıydı özlenen. Yürekte beklenen. Masalların sonu güzel biter, bitmeli. Benim masalım sona ermedi ama. Bir kahramanın ayaklarına dolanıp kaldı. Bu kahraman benim masalıma yakışmadı.

İlişikteki hayat bana ait değildir. Ben hala rapunzelim. Kısa ve kızıl saçlı. Sözde kalan kahramanlıklara değil sadece yürekten yaşanan masallara inanırım...

Son...



Görsel: Deviantart

34 sayfa ekleyen:

Ateş Böceği dedi ki...

Sözde kalan kahramanlıklara değil yürekte yaşanan masallara inanırım...

Bu söz aslında tüm olan biteni özetliyor ...

Koca boşluklar yaratıyor her giden ve dipsiz kuyularda asılı bırakıyor sevdiğini ...

Ve hiç bir masal gerçekten güzel bir sonla bitmiyor yazık ki..

MOMOL dedi ki...

hani ne yorum yazacağını bilemediğin, her sözün söylendiği yazılar vardır...işte şimdi böyle bir yazıyla karşı karşıyayım ve tek söyleyebileceğim; masal gibi...

yüreğine sağlık arkadaşım :)

funda dedi ki...

kısa ve kızıl saçlı, güzel yazan rapunzel...
selam olsun sana...

öykü dedi ki...

kısa kızıl saclı v guzel yureklı

coffeé dedi ki...

deli ya :):):)

öperim çok....

Droplet dedi ki...

Süper bir yazı.. Bayıldım.

b.n.n. dedi ki...

öylesine yürekten gelen bir masal dı ki inanmasam olmazdı ;))

mükemmeldi!..

sufi dedi ki...

Kısa ve kızıl saçlı Rapunzelim; sen yine de uzat saçlarını aşağılara masal kahramanın gelmese de "Rapunzelll kız, in aşağıya da aç şu kapıyı" diyen başka bir kahraman gelir belki.O şehre veda edeceksen eğer bu şehir bekleyecek seni.Sevgilerimle.

Hayat dedi ki...

Bitmeyecek kadar cok olsun hayâllerin....

Size bir şey sormak istiyorum, demişti... Hayalleriniz mi çok, yoksa hayal kırıklıklarınız mı? Ben de sana bir şey sorayım, dedim... Denizdekiler mi çok, yoksa kaçırdığın balıklar mı? * Denizde, kaç balık olur? Ama oltan, bir tanedir! Yani, sayısız balık arasından yakalayabileceğ in miktar sınırlıdır... Oltan bir tanedir; Ama deniz balık doludur! Yani, sayısız balık arasından yakalayabileceğ in miktar sana bağlıdır... * Tarlaya kürek batırmak gerçektir; fakat tohum atmak hayal... Denize kova daldırmak gerçektir; fakat olta atmak hayal... * Hayal kırıklıkları olmasa, hayallerin kıymeti olur muydu? Senin çaban, bunun için kıymetli; alın terini değerli kılan, bu... İyi ki, balıklar gibi deniz suyunda beslenmiyorsun da; balık tutman gerekli... İyi ki, solucanlar gibi besinin toprak değil de; toprağın cevabını bekliyorsun. .. * Hayâller balıklar kadar çok; fakat oltan bir tanedir veya iki tanedir yahut birkaç tanedir... Peki ya hayal kırıklıkların?.. Dilerim ki çok olsun ve çok kırılsın hayallerin, dökülsün yaşı gözlerinin. Çünkü bu senin zenginliğindir, bu senin öğretmenindir, bu senin gücündür, ısrarındır, sabrındır... Yarına kalıcılığındır... * Çok korkardım; ilk atışında bir kör balık yutsaydı oltandaki iğneyi?.. Ya ikinci atışında da topal bir balık düşseydi oltanın üstüne?.. Ya olsaydı bunlar ilk denemelerinde? * Bir bebeğin yürümesi; sayamayacağın kadar çok düşmesiyle mümkün! Hiç kimse, ilk taytay duruşundan sonra rap rap adım atmaya başlamadı... Şu an yürümekte olan herkes önce düştü; sonra gene düştü ve ardından tekrar düştü ve sonra bir daha düştü, bir daha ve on defa ve yüz defa daha düştü, öyle değil mi?.. Sen neden farklı olasın? Sen niye imtiyazlı olasın da hiç kimsenin elde edemediğine sahip olasın? * Eleğin ve eleği sallayışın ayırır hayal ile hayal kırıklığını, devam et! Oltayı atışın, iğneyi bağlayışın, yemi takışın ve hatta kenarda duruşun bile tesir eder, balığın seni seçmesine... Fakat hep öğrenirsin, her defasında yine ve yeniden öğrenirsin... * Hayal kur, çalış, başarama... Hayal kur, çabala, ulaşama... Hayal kur, didin, kavuşama... Hayal kur, yorul, yetişeme... Hayal kur, koş, varama... Hayal kur, ümitlen, elde edeme... Hayal kur, devam et... Hayal kur, devam et... Hayal kur, devam et... Çünkü senin işin bu; Hayal kuracaksın ve devam edeceksin... Durmayacaksın. .. Yılmayacaksın. .. Öyle çok tekrar edecesin ki işini; artık bıkacak sana sataşmaktan, seninle zaman harcamaktan başarısızlık!.. * Bir insanın yapacağın en büyük hatalardan biri ne, biliyor musun? Ya tutamazsam, diyerek; denize olta atmaktan vazgeçmek! ....

Dilerim çok kırılsın, ama kırılmakla bitmeyecek kadar da çok olsun hayâllerin!

Alıntı

"Hayat her gün yeni baştan başlar."
:))
Sevgiyle...

Hayat dedi ki...

Üstteki yorum senin şu andaki ruh hâlin için ağır olabilir belki, sil gitsin canım, acaba üzülmene sebep mi oldum diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Su yolunu buluyor sevgili maya,
Kömür olarak kalmakla elmasa dönüşmenin farkı da böyle yazılıyor belki...

Kömür aşamasını geçtim belki, epey bir kavruldum fırınlarda sanırım.
İkiye ayrıldı bir ara, yolum:
Aklımı yitirmek aşamasının sınırlarında gezindim mi bilmiyorum.
Sorguladığım çok şey oldu, hâlen içimi acıtan şeyler de var.

Yolum ikiye ayrıldı ve ben aşağıdaki yorumda (bir arkadaşımın yazılarımdan birine yaptığı yorum) yazılanları bire bir yaşadım:
" Yalnızlık
Yalnızlaşma durumu,verili iradenin daralması ya da bütünüyle alınmasıyla ilişkilidir.'şey'lerle bağımızı kuran ya da kurmaya yarayan iradenin geri çekilişi bizi varoluşumuzu sorgulamaya,yeniden anlamlandırmaya iter.İradenin geri çekilişi,şeylerle kurduğumuz ilişkinin kapladığı alanı birdenbire boşaltır.Boşluğa düşeriz.Bunun sonucunda ulaşabileceğimiz iki temel duygu vardır : Hiçlik ya da teslim oluş.Bu durum,hatırlayışın en katı halidir;imha olmakla kendi içine kıvrılması sonsuz iradenin yeniden tecelli edeceğini beklemek arasında trajik bir tercih sunar.

İşte bu tercih,yalnız olduğumuzu hatırlatanın kimliğinin ve bu hakkı nereden aldığının cevabını bulmaya götürecek sorular armağan eder bize.

M.Aydoğanın bir yazısından alıntı "

Uzun konular bunlar, aştım çok şükür...

Şimdi, çocuğumun gönül ağrısında kimi kez, kimi kez de senin gibi sevdiğim insanların acılarında, o acıya bağışıklık kazanmış olma duygusuyla, sizlerin acılarınız benim potamda erisin duygusuna kapılıyorum olmayacağını bile bile...
Bunlar sizlerin olgunluk sınavlarınız...
Benimkiler yön değiştirdiler...

Konuşmak istersen buradayım.Her zaman yaşımın üzerinde olgundum ve içimdeki çocuk gülümsüyor hâlâ, büyütmedim onu, yitirmedim. :))

Seni seviyorum, yanındayım.

Delfina ; dedi ki...

Masalı güzel kılan yüreğinle onur ve gururlu kişiliğini de yansıtıyorsun bize her kelimende...

Doğum gününü kutluyorum beenmayacım,nice güzellikler,nice güzel masallar seninle olsun..

sevgiler

Hayat dedi ki...

Doğum günün kutlu olsun, canımın içi... : ))
Gönül bahçemdeki tüm çiçekler senindir bugün!...
Sevgiyle, nicelerine...

Karōshi dedi ki...

Doğum günün kutlu olsun Beenmaya!

gereksiz adam dedi ki...

Yeni şehirler lazım, yeni şehirlerde yeni hayatlar lazım ya da yenilenmek lazım mekanlardan kopup.

zor, çok zor, kolay gelsin..

sufi dedi ki...

Sevgili doğum günü çocuğu, beenmaya’m;

27.09.1977 doğumlu üç adet 7 yi rakamsal içeriğinde barındıran senin hayat sayın 42=6 olarak süreç ve sorumluluk sorunlarını halletmek, hayatta her seferinde bir adım atmak, vizyonlarını pratik yollarla tezahür ettirmek, aslında var olan mükemmelliği kabul etmek için bu Dünyada bulunmaktaymışsın. Kendini, başkalarını ve dünyayı olduğu gibi kabul etmekte zorlansan da büyük tabloyu genişletene dek pişmanlıklar ve kaygılara ilaveten suçluluk duygusu yaşaman da kaçınılmazmış. Tüm yolculuğunu bir atlayışta bitirip zirveye ulaşmak isteğin sabır konusunda ve adım-adım ilerlenebileceği konusunda seni zorlayabilirmiş. Kusursuz iş, kusursuz ilişki, kusursuz hayat hayalin kusurları sevmeyi öğrendiğin gün gerçekleşecekmiş. İçindeki o ses sana “daha iyi olabilirdin” dedikçe aşırı analiz, aşırı özveri, (başkalarının hayatları ve duyguları için aşırı sorumluluk duyma)gibi eğilimlere seni sürüklemesi kaçınılmazmış. İş alanında “mükemmel danışman” olabilenlerdenmişsin. Senin için “anahtar” olabilecek şey; gereklilik ve ideallerin arasında yol bulup gerçekten ne hissettiğini ve neden zevk aldığını keşfetmen gerekiyormuş. Yüksek standartları olan sen, genelde aldıklarından çok verme eğiliminde olmandan dolayı duygulara önem vermen gerekiyormuş. Verme-alma konusunda denge kurmakta zorlanman bir işe ve sevgiliye kendini adama konusunda da seni tereddütlere sürükleyebiliyormuş.”Seni seviyorum” sözüne kolay kolay inanmayanlardan, ama coşkulu ve becerikli âşık olabilenlerdenmişsin. Yani, Maya’m bu Dünyaya;
Vizyon ve kabul
İstikrar ve süreç,
İşbirliği ve denge öğrenmeye gelmişsin.
Varsın pişirdiğin kek tam kabarmadan fırından çıkarılsın, “tadı içinde ya!” diyebilmelisin. Thomas Edison yıllarca ampulü yakamadı biliyorsun onun da hayat amacı 42=6 istikrar ve süreç deneyimledi bence.Carlos Castaneda,Papa.1 Paul, Michael Jackson bu ünlülerle sen aynı deneyimleri yaşamak için bedenlenmişsin.İyi ki de öyle olmuş.İster inan ister inanma biz seni seviyoruz.Hep mutlu ol, hem de başarılı hem de mükemmel.Amacın o ya! Sevgilerimle.tontini

beenmaya dedi ki...

@Ateş Böceği: güzel biten masallar da var be güzelim hani henüz bize denk gelmemiş olsa bile o nedenle masallardan hiç ama hiç vazgeçmemeli derim ben herşeye rağmen ::))) bir de seni kocaman öperiim :))

@MOMOL: çok teşekkür ederim canım sağolasın sevgiler :))

@funda: benden de size kocaman sevgi ve selamlar bir de öpücükler :)))

beenmaya dedi ki...

@öykü: peki ya sen kendini biliyor musun söylememe gerek var mı :)))

@coffeé: ben miyim deli hadi canım sende nereden çıkarıyorsun cık cık cık :)))

@Droplet: çok teşekkür ederim ve hoş geldiniz :))

beenmaya dedi ki...

@b.n.n: üzerinden çok uzun zaman geçti belki ama yaşandığı anda gerçekti ve yürektendi...belki de o yüzden hala bu kelimelerle yer alıyor içimde bir yerlerde :)) çok teşekkür ederim canım benim sevgimle :))

@sufİ: o şehre veda edeli çok oldu sevgili sufi'm ve rapunzel saçlarını uzatıyor şimdi yeni bir masal ve yeni bir şehir için :))) kocaman öperim :))

@Hayat: öyle doğru ki gerçekten de hayat her gün yeni baştan başlar :))) çok teşekkürler bu güzel yorum için sevgiyle :))

beenmaya dedi ki...

@Hayat: canım benim öncelikle hiçbir şekilde hiçbir yorumun ağır gelmedi bana şimdiye kadar bunu bilmeni isterim ki senin yorumların her zaman için iyi gelmiştir bana...

üstelik bu yazı çok eski bir tarihe, eski bir yaşanmışlığa ait. yaşandığı zaman çok acıtsa da içimi şimdilerde hatırlandığında buruk bir tebessüm kalıyor sadece içimde. ve ben şimdilerde başka şehirlerde başka masalların içindeyim, iyiyim keyifliyim merak etme :)))

ilgin, desteğin ve sevgin için çok teşekkürler. bunların karşılıklı olduğunu sakın unutma sevgiyle :))

@Delfina: canım benim çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. çok ince çok zarifsin. öperim o güzel yüreğinden :))

@Hayat: bütün çiçeklerin başımın tgacı sağolasın. kocaman öperim :))

beenmaya dedi ki...

@KARÖSHİ: teşekkür ederim canım benim :)))

@gereksiz adam : aslında önce kendinden başlamalısın yoksa son yine aynı olur bence ne dersin arkadaşım...

@sufi: şimdilik buradan teşekkür ediyorum sana ama bu kadarcık sanma yarın arayarak bizzat teşekkürümü ve sevglerimi sunacağım. kocaman öpüyorum o güzel yüreğinden :)))

Kısaca Fd dedi ki...

yüreğinde yaşattığın masalların kahramanlarını sözde kahramanlardan seçmek ne acı...keşke dersin anladığında herşeyin sözde oldugunu..keşke bende yalan bir masalın sözde kahramanı olsaydım..keşke bu kadar inanmasaydım..gerçekten yürekten yaşanabilecek masalların var olabileceğine

beenmaya dedi ki...

@Kısaca Fd: keşkeler var elbette hangimizin yok ki ama küçük bir teselli bile olsa o sözdeliğin içersinde "gerçek" olabilmek bile bir marifet değil mi...

teşekkürler sevgiyle...

Kısaca Fd dedi ki...

yalanın gerçek bir parçası olmayı gerçeğin yalan bir parçası olmaya değiştirmek..... :(

beenmaya dedi ki...

@Kısaca Fd: burada aslında demek istediğim kendi adımıza "gerçek" olabilmek, gerçeği yaşamış olabilmek, yalanın çirkinliğine bilerek isteyerek bulaşmamış olmak...karşılaşılan yalan yüzünden gerçekliğimiz ne kadar önemsiz kalsa da ve ne çok canımız yansa da o acı sıcaklığını kaybettiğinde ve zaman geçip de geriye dönüp baktığımızda kendi adımıza kafamızda soru işaretinin kalmamış olması, insan olabilmek hala insan kalabilmek gerçek yanlarımızla...

Kısaca Fd dedi ki...

anladımm...hep gerçek olmak...
yalanda oldugunun farkına vardığında bile vicdan azabı duymamak..

asit baz dengesi gibi..
pH + pOH = 14

PH fazlaysa asit pOh fazlaysa baz oluyo..

pH yalan olsun
pOH Gerçeklik

sen diyorsun ki durum genel olarak yalan olabilir..yani ph 10 iken pOH 4 Olupta bu masal yalan olabilir..ama ben o yalan masalın gerçeği olurummm.. o 4 ün içinde kalırım..yalanı gerçeğe yaklaştırmanın huzuruyla teselli bulurum..

:) kimyacı felan değilim :)

beenmaya dedi ki...

@Kısaca Fd: yani bu benim tercihim elbette ki kimse bile bile bir yalanın uzantısı olmak istemez hiçbirimiz. ama yaşananların ardından pekçok yalan çıkıyorsa onca üzüntünün, acının ardından en azından kendi gerçekliğimi bilmek, kendi adıma soru işareti bulmamak, ben oyun oynamadım başında da sonunda da hep gerçekliğimle yer aldım diyebilmek bir nevi züğürt tesellisi gibi birşey :)))

kimyacı falan değilsin ama neredeyse formül çıkaracaksın bana yahu :))

özlem dedi ki...

Ne hassas ne özelsin bir bilsen.
Her masalın sonu var ama değil mi?
Sevgim sana kocamaan:))

Galadriel Ar Feiniel dedi ki...

aşk masalsa gerçek olsun :)

gereksiz adam dedi ki...

@beenmaya

becerebilen bir adım öne çıksın da yolunu yöntemini anlatsın derim. Ben bu konuda beceriksizler sınıfındayım, aslında birçok konuda..

beenmaya dedi ki...

@özlem: canım benim teşekkür ederim güzel sözlerin için ve evet biz istediğimiz müddetçe aslında biraz da her masalın sonu var...

@Galadriel Ar Feiniel: masal gibi ama gerçek olsun :)))

@gereksiz adam: öyle dersen herkes sus pus kalır işte :)) işin aslı bu durumlarda herkesin çöüzmü de biraz kendine sanırsam. ve bunun bir yolu yordamı da yok galiba bizzat yaşayarak, düşüp kalkarak acıyıp acıtarak kanayıp kanatarak öğreniyoruz herşeyi...

efsa dedi ki...

Kahraman diye bahsedilen, gerçekte o masalın figüranı imiş. Kız anlamış anlamasına da biraz geç kalmış. Yine de mutlu sonla bitermiş bildiği tüm masallar. O da inancını kaybetmemiş...

beenmaya dedi ki...

@efsa: inancını kaybetmemek herşeye rağmen figuranlar olduğu kadar gerçek kahramanların varlığını da bilmek öyle değil mi prenses...

efsa dedi ki...

Kesinlikle :))) inanıyorum.

beenmaya dedi ki...

@efsa: ben de :)))